Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/11341 E. 2015/23951 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11341
KARAR NO : 2015/23951
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ve katılan … aynı binada komşu olarak oturdukları, olay tarihinde … sanığın eşi … ile tartışması sonrasında sanığın olay yerine gelerek, … ait otoya ele geçmeyen çekiç ile vurmak suretiyle zarar verdiği ve katılana ‘aşağıya in seni öldüreceğim’ diyerek tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda,
Dosya içeriğine göre sanığın sabit bulunan mala zarar verme ve tehdit suçundan cezalandırılmasına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK’nın 51. maddesi koşulları yönünden değerlendirilmesinde, sanığın önceden 3 aydan fazla hapis cezasıyla mahkumiyeti bulunmayıp,diğer koşullarda değerlendirilerek, sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, bu defa CMK’nın 231. maddesinin ise, uygulama koşulları farklı olup, mahkemece usul ve kanuna uygun olarak değerlendirilerek uygulanmasına yer olmadığına dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.