YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11662
KARAR NO : 2014/12616
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/04/2013 tarihli ve 2013/18324 soruşturma, 2013/26336 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli ve 2013/2630 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/04/2014 gün ve 2014/7614/26587 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/05/2014 gün ve 2014/153330 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre sanıkların müştekinin internetten satışa sunduğu aracı 34.500 Türk lirasına almak konusunda anlaştıkları, anlaşma gereği Ankara Çankaya’da … Noter’de buluştukları, müştekinin araç bedelini talep etmesi üzerine sanıkların yanlarında getirdikleri çantayı göstermek suretiyle içerisinde para olduğu izlenimini vererek noter işleminden sonra vereceklerini ifade ettikleri, satış işleminden sonra ise nakit veremeyeceklerini söyleyerek müştekiye senet verdikleri, daha sonra defalarca araç bedelini isteyen müştekiyi oyaladıkları, sanıkların benzer şekilde pek çok şahsa karşı da aynı tür eylemi gerçekleştirip haklarında muhtelif soruşturma ve icra takipleri bulunduğu, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 23/05/2013 tarihli 2011/26108 esas, 2013/9558 karar sayılı, 07/05/2013 tarihli 2011/24486 esas, 2013/8467 karar sayılı, 03/04/2013 tarihli 2011/22154 esas, 2013/6080 karar sayılı içtihatlarında benzer eylemler için dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğunun kabul edildiği, sanıkların başka mağdurlara karşıda bu tür eylemlerinin olması yanında dosyadaki eylemlerinin başlangıçtan beri önceden planlayıp gerçekleştirilen yoğun ve ustaca sergilenen nitelikli yalan ile hile boyutuna ulaşan davranışlarla kendilerine haksız çıkar sağlanması nedeniyle dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği, elde edilecek bilgi ve belgeler ışığında şüphelinin hukuki durumunun kamu davasını görecek mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müştekinin aracını satmak için internet ortamında ilan vermesi ile sanıkların alıcı olarak müştekiyle görüşüp anlaşarak noter satış sözleşmesi yapmak suretiyle aracı satın alıp, karşılığında senet düzenleyerek vermeleri olayında, müşteki sanıklar araç bedelini peşin ödeyeceklerdi, buna güvenerek satışa rıza gösterdim sonra da ödemediler, şeklinde beyanda bulunsa da, sanıkların borç karşılığı senet verdiği gibi, alacağın takibini, tahsilini imkansız kılacak davranışlarının bulunmadığı, aracın alıcının üzerinde bulunması, kısa zamanda elden çıkarılma durumunun bulunmaması ve müştekilerin senedi yasal yoldan takibe koyarak alacağını tahsil etmesinin mümkün bulunması karşısında, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun olayda mevcut olmadığı anlaşılmakla, Ankara C. Başsavcılığının 29/04/2013 gün ve 2013/18324 soruşturma ve 2013/26336 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı yerinde olup, bu karara yönelik itirazın reddine dair Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/07/2013 tarih ve 2013/2630 D. İş sayılı kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunun anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/05/2014 tarih ve 2014/153330 sayılı ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309.maddesi gereğince REDDİNE, 23/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.