YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11707
KARAR NO : 2015/23883
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Beraat, ret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanığın, kiracısı olan katılanla yaşadığı tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın, katılana yönelik olarak, “senin ölümün benim elimden olacak, başına bela olacağım, seni mahvedeceğim” diyerek tehditte bulunduğu” ayrıca katılana ait brandayı elindeki sopayla yırttığı, böylece sanığın mala zarar verme ve tehdit suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Tehdit suçundan verilen ret kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında aynı olay nedeniyle ayrı bir dava açılıp karar verilmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/7. maddesi gereğince verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan ve katılanın arkadaşı tanık … aşamalarda değişmeyen ifadelerinde, suçun sanık tarafından işlendiğini belirttikleri, yapılan tespitte de, brandanın zarar gördüğünün belirlendiği, olayın hemen sonrasında kolluk tarafından zarara ilişkin tespitin yapıldığı ve sanıkla katılan arasındaki husumet de dikkate alınarak, sanığın mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.