Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/1173 E. 2015/21268 K. 23.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1173
KARAR NO : 2015/21268
KARAR TARİHİ : 23.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın komşu taşınmazdaki katılana ait 17 adet muz ağacını keserek zarar verdiği olayda; sanığın daha önceden de katılanın ağaçlarını budadığını, 2 adet muz ağacının kendi bahçesine sarkarak şeftali ağaçlarının büyümesine engel olması üzerine durumu katılana söylediğini ancak şehir dışına çıkmaları üzerine kendisinin iki ağacı budadığını ağaçların hayatiyetini kaybetmediğini savunması, tanık … katılanın bahçeyle pek ilgilenmediğini katılanın kız kardeşi olan …, bazen talep halinde kendisi bazen de sanığın budama işini yaptığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için suça konu muz bitkisinin otsu bir özelliği olup, odunsu yapıya sahip olmaması ve yörede ortalama bir yıl ömrü olup ve her yıl yeniden ekime konu olması, dikili ağaç veya fidan niteliği bulunmaması da nazara alınıp olay yerinde keşif yapılarak, suça konu muz bitkisinin sanığın taşınmazına sarkıp sarkmadığı ve budamanın ne derecede yapıldığı ve muz bitkisinin TCK’nın 152/1-c maddesinde sayılan dikili ağaç, fidan, bağ çubuğu niteliğinde olup olmadığı konusunda ziraat ve fen bilirkişilerinden rapor alınarak, sanığın eyleminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 740. maddesinin 1. fıkrasında hukuka uygunluk sebebi olarak düzenlenmiş olan yasal düzenlemenin kapsamında kalıp kalmadığının da tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.