YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11833
KARAR NO : 2015/24175
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan sanıkların … Köyünde bulunan … Yalı sitesi içerisinde 2 katlı binanın maliki oldukları, üst katın sahibi olan katılan sanık …’ın daha önceden kat giriş merdiveni karşısına fayanslı bina giriş yolu yaptırdığı, bunun üzerine katılan sanık …’in yapılan fayanslı yolun bulunduğu bahçenin kendi mülkiyetinde olduğu düşüncesiyle herhangi bir yasal müracaatta bulunmayarak yapılan fayansları kırarak söktürdüğü, katılan sanık …’ın ise bu fayans yolu yaptırırken bahçede bulunan …’e ait gül ve Bodur ağaçları kestiği, bu suretle katılan sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediği iddia edilen olayda;
Katılan sanıkların aynı parsel içerisinde yer alan tek binada altlı üstlü komşu oldukları, Kat Mülkiyeti Hukuku çerçevesinde katılan sanıkların ortak kullanım alanlarından “aksine bir sözleşme, Mahkeme kararı, ya da yönetim planı olmadığı müddetçe diledikleri gibi arsa payları oranında hakka dayanarak kullanabileceklerinin bilindiği, katılan sanıkların sitedeki teamüle göre hareket etmeye çalıştığı, ancak bu konuda uyuşmazlık çıktığı, olayın sebebinin ortak alanda kimin nereyi nasıl kullanacağının bilinememesinden kaynaklı olduğu, her bir sanık kendisinin sandığı yerlerde diğerinin müdahalesine engel olmaya çalıştığı, kasıtlarının diğerinin malına zarar vermek olmadığının, bir hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğunun anlaşıldığından, bu sebeplerle katılan sanıklar hakkında mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.