YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12038
KARAR NO : 2014/13934
KARAR TARİHİ : 10.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen kararın bilgisi dışında atanan müdafine tebliğ edilmiş olup sanık açısından temyiz süresini başlatmayacağı gibi, sanığın 25/04/2014 tarihli karara karşı eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde incelemenin Yargıtay ilgili dairesince yapılmasının gerekmesine göre, mahkemenin eski hale getirme talebinin reddine ilişkin verdiği 25/03/2011 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın olay tarihinde araç kiralama iş yeri sahibi katılana giderek adını … olarak tanıtıp bu kişi adına sahte düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ederek hazırlanan kiralama sözleşmesine göre 3 günlüğüne bir oto kiraladığı süre bitiminde iade etmeyerek ortadan kaybolduğunun iddia edildiği olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturmakla buna göre mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, hapis cezasıyla mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında bu hususta karar alınabileceği gibi, hükmolunan adli para cezasının paraya çevrilmesinde uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir ve sonuca etkili olmayan yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/07/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.