YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12243
KARAR NO : 2014/17908
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın 29/12/1997 tarihinde sanık …’nın yönetim kurulu başkanı olduğu …Uluslararası Nakliyat A.Ş.’de TIR şoförü olarak işe başladığı, 2007 yılında emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı, şirketten ilişiğini keserken, kendisine bazı işçi alacaklarının ödenmemesi üzerine şirket aleyhine Bakırköy 6.İş Mahkemesi’ne 2007/786 esas sayılı alacak davasını açtığı, davanın lehine sonuçlanması üzerine bu işçi alacağını Şişli 8.İcra Müdürlüğü’nün 2009/38904 esas sayılı dosyası üzerinden tahsil ettiği, bu arada katılanın çalıştığı şirketin hissedarlarından olan ve 16/03/2009 tarihinde şirketin yönetim kurulu üyeliğine getirilen diğer sanık …’nın vekili aracılığı ile 18/06/2003 düzenleme tarihli 15/05/2007 ödeme tarihli 40.000 TL (40 milyar) bedelli senede dayalı olarak katılan aleyhine Tekirdağ 1.İcra Müdürlüğü’nün 2009/14025 esas sayılı dosyası üzerinden 25/11/2009 günü icra takibi başlattığı, katılanın vekili aracılığı ile katılanın sanıkların hissedar oldukları şirkete işe girişi sırasında teminat olarak verdiği iddia olunan suça konu senede dayalı takibe karşı borca itirazda bulunarak 17/12/2009 tarihli dilekçesi ile sanık … aleyhine Tekirdağ 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne menfi tespit ve senet iptali davası açtığı olayda, senedin teminat ya da herhangi bir alacağa karşı verilip verilmediği hususunun ispatı ve yetkili hamil tarafından anlaşmaya uygun olarak doldurulup doldurulmadığı hususlarının tespitinin hukuk mahkemelerince yapılacak yargılama neticesinde mümkün olacağı, bu hali ile taraflar arasında ihtilafın hukuki mahiyette olduğundan sanıkların beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.