YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12541
KARAR NO : 2014/17212
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2013 tarihli ve 2013/250 esas, 2013/564 sayılı karârına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2013/595 değişik iş sayılı kararına yönelik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca yapılan kanun yararına bozma talebinin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 17/02/2014 tarihli ve 2014/89 esas, 2014/2722 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/04/2014 gün ve 2013/8396/28469 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2014 gün ve 2014/173676 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/12. maddesi uyarınca mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tâbi olduğu, sanık hakkında tayin olunan cezaya ilişkin asıl hükmün ise, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi de dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılması durumunda temyiz kanun yoluna tâbi olacağı, itirazın ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının yanı sıra suçun sübutuna ilişkin de incelenmesi gerekeceği cihetle, sanık müdafii tarafından müvekkilinin yargılama aşamasında ölümcül bir kaza geçirmesi sonucunda mahkeme huzurunda kendisini yeterince etkin savunamadığını belirterek buna ilişkin 05/04/2013 tarihli adli rapor formu örneği ile iddianamede site yönetimince açıklanamadığı iddia olunan çatı için harcanılan 2.153,00 Türk lirası ile tavanlara yaptırılan strafor için harcanılan 1.050,00 Türk lirasının nereye harcandığını gösteren fatura
ve sipariş formu örneklerinin de itiraz dilekçesine ekleyerek müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle söz konusu karara itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, merciince söz konusu iddiaların doğruluğu basit bir araştırmayla tespit ettirilerek sonucuna göre itiraz konusu hakkında karar verilmesi gerekirken söz konusu kararın usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan bahisle itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya incelendi, sanık hakkında Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2013 tarihli kararıyla TCK’nın 155/2, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500. TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karara karşı, itiraz üzerine Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 07/06/2013 tarihinde itirazın reddine karar verilmiş olup, itiraz merci tarafından işin esasına girilerek, itiraza konu, sanığın beraat etmesi gerektiğine dair delillerinde incelenerek bir karar vermesi gerektiğinden bozma istemine dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20/12/2013 tarihli tebliğnamesi üzerine dairemizin 2014/98 esas 2014/2722 sayılı kararıyla 17/022014 tarihinde talebin reddine karar verilmiş olup,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı mahkeme kararının yeniden aynı gerekçeyle bozulmasının istendiği anlaşılmakla, CMK’nın 309. maddesi uyarınca verilen kararlara karşı direnilemeyeceği, ancak koşullarının varlığı halinde CMK’nın 308 maddesi gereğince itiraz yoluna gidilebileceğinin anlaşılması karşısında, aynı konuda verilen dairemizin 17/02/2014 gün ve 2014/89-2722 sayılı kararına karşı bozma istemine dair Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE, 27/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.