Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/12698 E. 2014/16947 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12698
KARAR NO : 2014/16947
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 sayılı Kanunu’nun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğu ve sanık müdafiinin, 07/09/2011 havale tarihli dilekçesi ile eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunduğu anlaşıldığından, mahkemenin 07/09/2011 tarih ve 2009/12296 E, 2010/1747 K sayılı temyiz isteminin ve eski hale getirme talebinin reddine dair ek kararı ile iş bu karara yönelik itirazın reddine dair İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 22/09/2011 tarih ve 2011/1201 değişik iş sayılı kararı kaldırılarak; sanığın yokluğunda verilen 09/11/2010 tarihli mahkumiyet hükmünün, mahkemeye bildirdiği bilinen en son adres olan “….” adresine tebliğe çıkarıldığı, sanık adreste tanınmadığı ve söz konusu adres MERNİS adresi olmadığı halde, adresin MERNİS adresi olduğundan bahisle Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ işleminin gerçekleştirildiği, sanığın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin ise “…” olduğu anlaşılmakla, tebligat işleminin usulsüz olduğu ve eski hale getirme talebi yerinde görüldüğünden, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Somut olayda; şikayetçiye ait otobüs firmasında banko ve kasa sorumlusu olarak çalışan sanığın, sattığı bilet karşılığında yolculardan toplayıp kasada muhafaza etmesi gereken paralardan 26.000 TL’yi alarak iş yerinden ayrıldığı anlaşılmakla; eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; TCK’nın 155/2. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilirken, hapis cezası ile birlikte adli para cezası uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21/10/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.