Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/13097 E. 2014/13933 K. 10.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13097
KARAR NO : 2014/13933
KARAR TARİHİ : 10.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların olay tarihinde …’un önderliğinde ve fikir ve irade birliği içinde hareket ederek, katılanları telefonla aramak suretiyle kendilerini vali, vali yardımcısı, kaymakam diye tanıtarak güven sağladıktan sonra acil ameliyat olması gereken hastalar var diye yardım talebinde bulundukları ve kendilerine ait banka hesap numaraları vererek para yatırmalarını sağladıkları, bu şekilde katılan …’dan 500 TL, …’dan 8.000 TL, ….’dan 1.000 TL, …’dan 1.000 TL, ….’dan 1.000. TL,….’dan 250 TL, …’dan 500 TL, …’dan 250. TL, ….’dan 500 TL, …’dan 500 TL, …’tan 500 TL, …’den 250. TL, banka hesabına yatırılmasını sağlayıp buradan aldıkları, …’nun 1.000 TL’yi banka hesabına yatırdığı ancak böyle bir yardım kampanyası olmadığını öğrenince parayı geri kendi hesabına aktarttığı, katılan …’ın 2.500 TLhesaba yatırdığı banka görevlileri kendisini uyarınca hesaba bloke koydurmakla sanıkların parayı çekememeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine dair aşağıda yazılı nedenler dışında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Sanıklar haklarında TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına hükmedilmemesi aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
1-) Sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümlerde, TCK’nın 53/4 maddesi hükmü karşısında, tayin olunan kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında 53/1 maddenin uygulanamayacağının gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümde 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulamasıyla ilgili paragrafın hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükümlerin DÜZELTİLEREK, sanık … hakkında …, …, …, …, …, …, … …, …, …, …, … ve …’na karşı eylemlerinden kurulan hükümlerin Doğrudan ONANMASINA,
2-)Sanık … hakkında …’a karşı ve … hakkında …’a karşı eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde,
a-)Katılan … tarafından banka hesabına para yatırıldıktan sonra banka görevlilerinin kendisini uyarması üzerine katılanın hesaba bloke koydurması ve sanıkların parayı çekemediklerinin anlaşılması karşısında menfaat sağlanamadığından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde sanık … hakkında tamamlanan suçtan hüküm kurulması,
b-)Sanık … hakkında kurulan hükümde TCK’nın 157/1 maddesinin hapis yanında adli para cezası da öngörmesine rağmen adli parar cezasına hükmedilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
c-)Sanık … hakkında kurulan hükümde, TCK’nın 53/4 maddesi hükmü karşısında, tayin olunan kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 53/1 maddenin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 10/07/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.