YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13797
KARAR NO : 2015/24828
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın Atatürk caddesi üzerinde bulunan … isimli dükkanın önüne aracını park etmek için yolun kenarında bulunan iki şahsa çekilmeleri yönünde işaret yaptıktan sonra aracını kontrollü bir şekilde park ettiği ,bu sırada oradan geçmekte olan sanığın katılana hitaben niye sinyal vermiyorsun beni mi ezeceksin şeklinde sözler söylediği, katılanın cevap vermeden yolun karşısına geçmesi üzerine kime diyorum lan, buraya gelsene şeklinde sözler söylediği, daha sonra sanığın elindeki telefonu katılanın aracına doğru fırlattığı ve katılana “orospu çocuğu, yakarım seni” şeklinde sözler söylediği, ardından katılanın aracına tekme atarak aracın camını kırdığı, kırıklar nedeniyle sanığın ayağının kanadığı, şikayetçi olmak için karakola geldiği sırada sanığın bu kez katılana hitaben “sen göreceksin, kafana sıkacağım, evini de seni de yakacağım” şeklinde sözler söylediği bu suretle atılı tehdit suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,05.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.