Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/14051 E. 2015/24722 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14051
KARAR NO : 2015/24722
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamuya ait eşya hakkında hırsızlık, suç eşyasının satın alınması
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıklar … ve …’ın, olay gecesi …’a ait yaklaşık 160 metre uzunluğundaki kabloyu keserek götürdükten sonra sanık …’e piyasa fiyatının altında sattıkları, bu sanığın da söz konusu eşyaları hurdacılık yapan sanık …’e sattığı, böylece sanıklar … ve …’ın kamuya ait eşya hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarını, diğer sanıkların da suç eşyasının satın alınması suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Müşteki … vekilinin, sanıklar … ve … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Müşteki kurum yetkilisinin, kovuşturma evresinde, 25/12/2012 tarihli duruşmada, zararı gideren sanık…den şikayetten vazgeçtiğini belirttiği, 5237 sayılı TCK’nın 73/5. maddesine göre, iştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçmenin diğerleri hakkında verilen hükümleri de kapsayacağı dikkate alınarak ve sanıklar… ve …’ın iştirak halinde suç işlediklerinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 234.maddesine göre, müşteki kurumun bu sanıklarla ilgili suçlar açısından davaya katılma ve buna bağlı olarak kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı nazara alınarak, müşteki vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan … vekilinin sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın, söz konusu eşyaların çalıntı olduğunu bildiğine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
3-Katılan … vekilinin sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 E.K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağını değerlendirilmesi gerektiği ve doğurduğu sonuçlar itibariyle erteleme kurumuna göre sanığın lehine olduğu gözetilmeden ve sabıkası bulunmayan, ayrıca yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat bulunduğu gerekçesiyle cezası ertelenen sanık hakkında “cezanın ertelenmesi nedeniyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
c-Belirlenen gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesinin yerine, uygulama yeri bulunmayan, aynı Kanun’un 50/1-a maddesi yazılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
a-Sanıklar hakkında; … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/969 Esas sayılı dosyasında, 07/11/2012 tarihli eylemle ilgili olarak,… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/744 Esas sayılı dosyasında, 30/10/2012 tarihli eylemle ilgili olarak, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/917 Esas sayılı dosyasında 04/11/2012 tarihli eylemle ilgili olarak, aynı mahkemenin 2012/888 Esas sayılı dosyasında, 16/11/2012-18/11/2012 tarihli eylemlerle ilgili olarak katılan …’a yönelik nitelikli hırsızlık suçunu işledikleri gerekçesiyle kamu davası açıldığı, sanıkların aynı kuruma karşı ve aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek hırsızlık yaptıklarının iddia edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 43/1-2. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi açısından, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan kamu davalarının birleştirilmesinin sağlanması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiğinin gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 E.K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağını değerlendirilmesi gerektiği ve doğurduğu sonuçlar itibariyle erteleme kurumuna göre sanıkların lehine olduğu gözetilmeden ve sabıkası bulunmayan, ayrıca yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat bulunduğu gerekçesiyle cezası ertelenen sanıklar hakkında “cezanın ertelenmesi nedeniyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.