Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/14085 E. 2014/13177 K. 02.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14085
KARAR NO : 2014/13177
KARAR TARİHİ : 02.07.2014

Dolandırıcılık suçundan açılan dava sonucunda sanık … ..’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Şile Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.03.2009 tarih ve 2005/288-2009/76 sayılı kararı aleyhine sanık müdafiinin vaki temyiz istemi üzerine eylemin suç teşkil etmeyeceğinden dolayı beraat kararı verilmesi gerektirdiği gerekçesiyle bozma talebine dayanılarak dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.11.2011 tarih ve 2009/220517 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderildiği, Dairemizin 17.06.2013 tarih ve 2011/67785-2013/11286 E-K sayılı ilamıyla temyiz isteminin reddine oy çokluğuyla karar verildiği anlaşılmıştır.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dairemizin 17.06.2013 tarih ve 2011/67785-2013/11286 E-K sayılı kararının KALDIRILMASINA YER OLMADIĞINA, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 02.07.2014 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi

KARŞI OY:

Sanığın, aşamalardaki savunmalarında emlak komisyoncusu olan şikayetçi Hüseyin’e taşınmazın üzerinde haciz olduğunu bildiğini, buna rağmen müşteri bulduğunu beyan ettiği,
şikayetçi …’in tapu dairesinde görevli tanık…’ye taşınmazın üzerinde herhangi bir sınırlandırma olup olmadığını sorduğunda tanığın kendisine problemsiz bir arazi olduğunu söylediği yönündeki beyanlarının tanık tarafından doğrulanmaması nedeniyle iddiasının gerçeği yansıtmadığı hususları dikkate alındığında, getirtilen tapu kaydına göre taşınmaz üzerinde haciz olduğunun açıkça anlaşıldığı, şikayetçilerin tapu kayıtlarının aleni olmasından dolayı basit bir araştırmayla gerek tapu dairesine giderek gerekse internet üzerinden E devlet kayıtlarıyla bulunduğu bilgisayar ve internet ortamından kendilerine gösterilen taşınmaz üzerinde haciz olduğunu tespit edebilecek konumda bulunmaları nedeniyle denetim olanaklarının ortadan kalkmadığı ve gizlenen durumun hile boyutuna ulaşmadığı, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığının hukuki nitelikte olduğu bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından beraat kararı verilmesi gerektiği kanaatiyle, itirazın reddi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. 02.07.2014