Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/14097 E. 2014/18323 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14097
KARAR NO : 2014/18323
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 156/1, 62/1 ve 52/1-2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Samsun 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 04/02/2014 tarihli ve 2013/282 esas, 2014/110 sayılı kararma katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2014 tarihli ve 2014/146 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/06/2014 gün ve 2014-10986/37873 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/06/2014 gün ve 2014/214132 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı uyarınca, itiraz merciinin yapacağı incelemeyi sadece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif (nesnel) uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapması gerektiği yönündeki açıklama nazara alınarak yapılan incelemede,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Ceza Davalarında Ücret” başlıklı 13/1. maddesi gereğince, kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekâlet ücreti tayin olunması gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde
isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
CMK’nın 231/5 maddesinde ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder’ şeklindeki düzenleme karşısında, henüz varlık kazanmamış olan hükmün esasının denetlenmesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2009/4-13-12 sayılı karında açıklandığı üzere CMK’nın 231. ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacağı, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların ancak hükmün varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları ile denetime konu olabilecektir. Bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkumiyet hükmünün tesisinden sonra ancak temyiz ya da koşulları varsa kanun yararına bozma incelemesine konu olabilmesi, bu aşamadan sonra ancak hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, itirazın reddine dair Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi”nin 14/03/2014 tarih ve 2014/146 D. İş sayılı karında kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Baş Savcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 10/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.