YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14581
KARAR NO : 2015/25867
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın olay tarihinde … Devlet Hastanesi acil servis kısmına alkollü bir şekilde gittiği, acil servisinde görevli olan doktordan bilgi almak istediği, doktorun biraz bekleyin demesi üzerine şüphelinin sinirlenerek acil servis girişinde bulunan kapı camlarını eliyle kırdığı, bu suretle kamu malına zarar verdiği iddia edilen olayda, tüm dosya kapsamında bulunan delillere göre, sanığın kamu mala zarar verme suçunu işlediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre üst Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 58/5. maddesi gereği, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulamayacağı gözetilmeden, sanığın suç tarihleri itibariyle onsekiz yaşından küçük olduğu anlaşılan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/181 E 2005/157 K ve… Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/56 E. 2005/278 K. Sayılı ilamlarının tekerrüre esas alınması,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkarılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle , hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
27/05/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.