Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/14703 E. 2015/25833 K. 27.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14703
KARAR NO : 2015/25833
KARAR TARİHİ : 27.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın… isimli işyerini işlettiği, söz konusu kiraladığı işyerinin 2009 yılında katılana satıldığı, bu sebeple 30/01/2012 tarihinde işyerinin tahliyesi konusunda anlaşmalarına rağmen, sanığın kepçe, vinç ve kamyon yardımıyla binayı yıkıp, demirlerini alarak götürdüğü, bu suretle mala zarar verme suçunu işlediği iddia edilen olayda, dosya kapsamına göre, sanığın tahliye için katılandan 30.000 TL para alıp işyerindeki malzemeler için hak beyanında bulunmayacağı şeklinde tahliye taahhütnamesi sözleşmesine imza atmış olması karşısında, sanığın tahliye sırasında binayı yıkıp, moloz yığını haline getirmesi nedeni ile mala zarar verme suçunu işlediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesine göre kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağı, somut olayda sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmadığı, bu nedenle 53. maddenin 3. fıkrasına göre, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı kanun maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağı ve (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğun uygulanmamasına mahkemece karar verilebileceğinin anlaşılması karşısında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan ve TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27/05/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.