YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15343
KARAR NO : 2014/15399
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; hükümlüler … … ve … … katılan …’e ait …plaka sayılı aracı satın almak istedikleri, yapılan pazarlık sonucunda anlaştıkları, ertesi gün notere gitmek üzere buluştukları, ancak hükümlü … trafik kaydına bakacağını beyan ederek yanlarından ayrıldığı, katılan ile hükümlü … notere birlikte gittikleri, ancak … nüfus cüzdanının satış işlemi yapmaya yeterli olmaması nedeni ile hükümlü … eski eşi olan sanık …’yı alarak tekrar notere geldikleri ve devir işlemini … üzerine yaptıkları, daha sonra Emniyet müdürlüğünde olduğunu söyleyen hükümlü … almak
üzere hep birlikte Samsun Emniyet Müdürlüğüne gittikleri, telefonla hükümlü … ile görüşen katılanın, … imza atması gerektiğini söylemesi üzerine emniyet müdürlüğü binasına girmek istediği ancak mesai saatinin dolmuş olduğunun görevlilerce kendisine söylenmesi üzerine tekrar aracın yanına geldiğinde, aracın yerinde olmadığı ve sanık ve hükümlülerin de olay mahallinden kaçtıklarını anladığı, olayın başlangıcından itibaren sanık ve hükümlülerin birlikte planlı bir şekilde hareket ettikleri ve çeşitli şekillerde katılanı oyalayarak aracın bedelini ödemeden kaçtıkları, sanığın, bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.