YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16527
KARAR NO : 2017/8437
KARAR TARİHİ : 30.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan; TCK.nın 157/1, 62 52/2, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan; TCK.nın 268/1, 267/1, 269/2, 62, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Sakarya’da karşılaştığı müştekiye kendisini ….. Bankası Şube Müdürü olarak tanıtarak müştekiyi çalıştığı şubeye şoför olarak alabileceğini ancak kendisini denemesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine müştekinin arkadaşından aldığı otomobille sanığı İzmit il merkezine getirdiği, yolculuk esnasında sanığın, müştekiden görüşme yapmak bahanesiyle cep telefonunu aldığı, İzmit’e geldiklerinde müştekinin şüphelenerek cep telefonunu geri istediği, ancak sanığın iade etmemesi üzerine aracın yanından geçen polis memuruna durumu bildirdiği, görevli polis memurunun sanığa kimlik sorması üzerine sanığın “….” adına düzenlenmiş kimliği gösterdiği, polis memurunun kimliğe daha yakından bakmak istemesi üzerine buna yetkili olmadığını söyleyerek kimliği geri alarak kaçmaya çalıştığı ancak yakalandığı, bu esnada içinde “….” adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının da bulunduğu cüzdanını yere attığı, polis merkezinde yapılan sorgulamasında ise gerçek kimliğini belirttiğinin iddia edildiği somut olayda,
A) Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın polis memurunun kimlik sorması üzerine “….” adına düzenlenmiş kimliği göstererek üzerine atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut beyanlar dışında somut delil bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B) Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
06/03/2008 tarihli iddianamede, sanığın kendisini müştekiye banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 30/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.