Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/17377 E. 2014/16833 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17377
KARAR NO : 2014/16833
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanığın, … Derneği’nin … Şubesi’nde … yılı içerisinde kısa bir süre için çalışmak amacıyla başvuruda bulunduğu, dernekte çalışmak için talebinin yanı sıra derneğe bizzat başvurusu esnasında derneğe başvuran kişilere ait bilgileri dernek görevlilerinin bilgisi ve rızası dışında edindiği, sanık …’nin katılan …’e karşı eyleminde; katılanın işsiz olması ve maddi durumunun kötü olması nedeniyle annesi tanık … tarafından … derneğine başvuru yapıldığı, sanığın bu durumu öğrenmesi üzerine dernek adına geldiğini beyan ederek katılanın evine gidip inceleme yaptığı, kendilerine dernek tarafından 4000 TL çıktığını, bu parayı almaları için masraf yatırmaları gerektiğini söylediği ve katılandan 30 TL ve 80 TL olmak üzere toplam 110 TL elden para aldığı, katılan …’u cezaevinde güvenlik görevlisi olarak işe sokacağını, ancak bunun için masraf gerektiğini söylediği, katılanın 190 TL PTT havalesi yoluyla sanığa gönderdiği, sanık …’nin katılan …’a karşı eyleminde; katılan …’un derneğe başvurusunu öğrenmesi üzerine evine gittiği ve burada katılan ile görüşmesi sonucunda kızlarını tekstilde işe yerleşmelerine aracı olduğu, sonra katılanın evine giderek kendisini cezaevinde işe yerleştireceğini söyleyerek elbise alması gerektiğini ve bu amaçla kendisine 200 TL vermesi gerektiğini söyleyerek 200 TL elden aldığı, sanık …’nin katılan …’ya karşı eyleminde; …’nın derneğe daha önce yardım talebiyle müracaatının olduğu, sanığın katılanın müracaatını öğrenip ikametine giderek inceleme yaptığı, kendisinin raporunun olması halinde 18.000 TL’nin … Derneği tarafından ödenebileceğini söylediği, rapor alınabilmesi için önce 250 TL istediği, katılanın PTT yoluyla bu parayı gönderdiği, daha sonra 500 TL istediği, bu parayı aynı şekilde posta havalesi ile sanığa gönderdiği, bir müddet sonra sanık … bu katılanı arayarak kendisinin gelemediğini, … ve … isimli kişileri gönderdiğini, onlara 2000 TL para vereceksin diye söylediği, katılanın 1500 TL yi sanığın gönderdiği ve yakalarında kartlar olan kişilere verdiği, bu kişilerin de katılana yarın gelip seni 10.30’da fakültede heyete sokacağız diye söyledikleri, ancak bir daha arayıp sormadıkları, sanık …’nin katılanlar …, … ve …’e karşı eylemlerinde; sanık …’un, … ile köyde dolaştıklarında, …, … ve …’ün evlerine aynı günde gittikleri, …’un yaptığı inşaatı için yardım edeceğini söyleyerek kimliği tespit edilemeyen iki bayanla inceleme yaptığı, kendisini derneğin müdürü olarak tanıttığı, 5000 TL yardım edileceğini söylediği, ayrıca yardıma muhtaç bir kadına kuzu gerektiğini söyleyerek kuzu istediği, bu katılanın da yardım edileceğine güvenerek karşılığını almadan bir kuzu verdiği, ayrıca 500 TL’yi PTT havalesi yoluyla sanık …’a gönderdiği, …’in evinde inceleme yaparken …. Derneği adına geldiğini, derneğin müdürü olduğunu ve 5000 TL yardım yapılacağını söylediği, ancak paranın gönderilebilmesi için iş göremezlik raporunun çıkartılması gerektiğini söyleyip, rapor masrafı olarak diğer katılanlar gibi 500 TL istediği, katılanın 500 TL ‘yi PTT aracılığı ile sanık …’a gönderdiği ancak sonra herhangi bir paranın gelmediği, …’ün köyde evinin kötü olması ve ev ihtiyacı olması nedeniyle eski köy muhtarı olan …’ın önerisi ile derneğe başvuru yaptığı, sanık …’un … ile birlikte evde inceleme yaptığı, sonra yardım yapılabilmesi için rapor alınması gerektiğini söyleyerek telefonla rapor masrafı adı altında 500 TL para istediği, katılanın … aracılığı ile 500 TL sanık …’a gönderdiği; ancak söz verilen herhangi bir yardımın yapılmadığı, sanığın mahkemedeki sorgusunda her 3 katılanın evine ayrı ayrı, aynı günde gittiğine dair savunması bulunmakla beraber bir suç işleme kararının icrası kapsamında eylemlerde bulunması nedeniyle tek suç olarak kabulü ve TCK’nın 43. maddesi gereğince artırım yapılmasına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1)Sanık hakkında katılanlar …, …, mağdurlar … ve …’e karşı işlediği nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılanlar … ve …’ya karşı işlediği dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d, 52/1-2. maddelerinin uygulanması sonucu bulunan 3 yıl hapis ile 75 gün adli para cezasının bir günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden hesaplanmak suretiyle neticede 1.500,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi işleminin hesaplama yönteminde bir hata bulunmamakta ise de, sanık hakkında bu suçlardan dolayı verilen 06.10.2010 tarihli ilk kararda, hükmedilen 2 yıl 8 ay hapis cezası ile katılan …’e karşı eylemi nedeniyle 1.320,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği ve bu miktar cezanın sanık açısından kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “sanığın kazanılmış hakları dolayısıyla, 2 yıl 8 ay hapis ve katılan …’e karşı eylemi nedeniyle 1.320,00 TL adli para cezası olarak takdir ve tayin edilmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.