Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/17600 E. 2014/15170 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17600
KARAR NO : 2014/15170
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İnşaat malzemeleri ticareti yapan katılan …’in olay öncesinde temyiz dışı … ile yapmış olduğu küçük çaplı alışverişler karşılığında ücretini almış olması sebebiyle aralarında güven ilişkisinin doğduğu, bu nedenle ..’in, büyük bir inşaat aldığından malzeme gerektiğini söyleyerek katılandan 18.233,36 TL tutarında malzeme aldığı, malların tesliminden sonra çek vereceğini söyleyerek söz konusu malzemelerin yapılacak inşaata götürülmesini ilk anda istemesine karşın tanık olarak dinlenen nakliyecinin beyanına göre de malları inşaat yerine sanıklardan … …’e ait yere bıraktırdığı ve daha sonra da söz konusu malzemeleri diğer sanık …’a sattığının iddia edildiği olayda; sanıklardan …’un savunmalarında, daha önceden tanıdığı …’in malzemeleri deposuna koymasına müsaade ettiğini, kısa bir süre sonra da malları alıp götürdüğünü, malın getirilişi ile götürülüşünden haberdar olmadığı gibi mallara ne olduğunu da bilmediğini belirttiği, aynı şekilde sanık …’ın da beyanlarında, inşaat işleriyle ilgilendiğini, …’in yanına gelip malzeme pazarladıklarını söylediğini, ancak belli firmalarla çalıştığını belirterek herhangi bir malzeme almadığını, zira isminin dükkânın üzerinde yazılı olduğunu buradan isim ve telefonunun tespit edilmiş olabileceğini ifade ederek suçlamaları kabul etmediği, sanıkların bu savunmalarının … beyanı ile de doğrulandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların savunmalarının aksine cezalandırılmaları için yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.