YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17706
KARAR NO : 2014/17194
KARAR TARİHİ : 23.10.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek,kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, İl İdare Kurulunun yeşil kart almasının uygun olacağına dair kararı bulunmadığı halde eşi adına sahte yeşil kart temin edip kullanmadığı, bu şekilde gerçekleşen eyleminin kamu kurumu zararına dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu iddia edilen olayda; sanığın savunmasında suç konusu karneyi yeşil kart bürosundan aldığını belirttiği, yapılan incelemesinde yeşil kartın orijinal belge olduğu, üzerinde sağlık müdürlüğünün kaşe, mühür ve imzasının bulunduğunun tespit edildiği, bu karnenin sağlık bakanlığının bağlı olduğu internet sisteminde kullanıma açılmış olduğu dikkate alındığında sanığın yeşil kart bürosundan aldığı bu karnenin il idare kurulu kararına dayalı olmaksızın verildiğini bilmesinin beklenemeyeceği, usulsüz olarak verildiğini bilmediğine ilişkin sanık savunmasının aksinin kanıtlanamadığı, bu nedenle sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olmadığı, karneyle sağlık yardımından faydalanan kişinin ve tüm ailesinin yeşil kart verilmesini gerektirir şekilde muhtaçlığının tespit edilerek sonradan yeşilkart verilmesi işlemlerinin yapılmış olduğu, sanığın başkaca herhangi bir sosyal güvencesinin olmadığı, ekonomik durumuna ilişkin zabıta araştırma raporu içeriği ve devleti zarara uğratmadığına ilişkin sağlık müdürlüğü yazısı içeriği dikkate alındığında sanığa atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurları bakımından oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.