YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18010
KARAR NO : 2014/19971
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesinin 08/04/2014 tarihli ve 2012/101 esas, 2014/114 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/07/2014 gün ve 2014/14141/47513 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 04/09/2014 gün ve 2014/281911 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın, sınır komşusu olan katılana ait taşınmazda bulunan sundurma merdivenleri kendi taşınmazını ihlal ettiği gerekçesiyle yıktığı, olay sonrasında fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 25/03/2014 tarihli raporda sanık tarafından yıkılan merdivenlerin 0.86 m2 lik kısmının sanığa ait parsel içerisinde, 0.47 m2 lik kısmınında katılana ait parsel içerisinde kaldığının tespit edildiği, sanığın 06/02/2012 tarihli kolluk ifadesi ile 16/07/2013 tarihli duruşma ifadesinde, amcası olan katılanın söz konusu merdivenleri kendi arsaları üzerine yaptığını, kadastro işleminde de bu arsanın kendisine ait olduğunun tespit edildiğini, garaj yapmak amacıyla merdivenlerin kaldırılmasını istediği amcasının bu isteğini yerine getirmemesi üzerine garaj yapmak amacıyla merdivenleri yıktığını beyan ettiği hususları nazara alındığında, kendisine ait arsa üzerinde yapıldığım düşünerek suça konu katılana ait merdivenleri yıkma eyleminin kusur yönünden taksir niteliğinde olup olmadığı ve mala zarar verme suçunun taksirle işlenmesinin mümkün olmadığının kararın gerekçe kısmında tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyanın incelenmesinde, sanık hakkında kendi evine bitişik parsel üzerinde evi olan katılana ait merdivenleri,
kendi tarlasına gidebilmek için yol açmak amacıyla yıkmak suretiyle zarar verdiği iddiasıyla açılan davada, mahkemece de eylem sabit görülerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olup, sanığın kendi arsası üzerine yapıldığını düşünerek merdiveni yıktığı nazara alındığında kasıt unsuru yönünden sanığın taksirinin bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması istenilmiş ise de, katılanın iddiası, sanığın savunması ve tanık …..’ın beyanlarından suça konu merdivenlerin iki evin arasına katılan tarafından yapıldığı nitekim sanığın savunmasında, merdivenlerin kendi arsalarına taşkın şekilde yapıldığı için katılandan kaldırılmasını istediğini ifade etmesi karşısında, suça konu merdivenlerin katılana ait arsa üzerine ve katılanca yapıldığının sanık tarafından bilindiği nitekim katılandan kaldırılmasının istenildiği, kaldırılmayınca da yıkıldığının anlaşılmasına göre sanığın başkasına ait mala zarar verme kastıyla hareket ettiği sabit olup, …. Asliye Ceza Mahkemesi”nin 08/04/2014 tarih ve 2012/101 esas, 2014/114 sayılı kararında bir isabetsizlik görülmediğinin anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı … C. Baş Savcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE, 01/12/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.