YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18016
KARAR NO : 2014/19980
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
Dolandırıcılık suçundan sanıklar …, ….., …., ….., ….., ….. ve …. haklarında yapılan yargılama sonucunda eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesi kapsamında kaldığı ve bu suça ilişkin değerlendirmenin Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili İzmir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2014 tarihli 2011/503 esas, 2014/258 sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/06/2014 tarihli ve 2014/198 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07.07.2014 gün ve 2014/13821/46646 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2014 gün ve 2014/264912 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre sanıkların birlikte hareket etmek suretiyle telefonla aradıkları müştekilere karşı kendilerini savcı, polis veya başkomiser gibi tanıtarak müştekilerin banka hesaplarının terör örgütü tarafından kullanıldığından bahisle faillerin yakalanması ve hesaplarının boşaltılmaması için müştekilerin hesaplarındaki paraları paravan olarak kullanılan banka hesaplarına yatırmalarını sağlamak şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi hali kapsamında kalıp kalmadığı, bu haliyle sanıkların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmenin ve delilleri tartışıp suç niteliğini belirleme görevinin üst dereceli mahkeme olan ağır ceza mahkemesine ait olduğu dikkate alınmaksızın, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile görevsizlik kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıkların iştirak halinde hareket ederek, müştekiyi cep telefonundan arayarak kendisini komiser olarak tanıtıp terör örgütü tarafından bankadaki hesaplarından kullanılmak üzere kartlar çıkartıldığını, bu nedenle teröristlere yardım ve yataklık eder durumda olduğunu söyleyip bilahare telefonu kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan kişi alarak operasyon yapacaklarını, yardımcı olmaz ise hakkında tutuklama kararı verileceğini söyleyerek korkuttuktan sonra bir kısmı söylenen banka hesaplarına havale, bir kısmı da bildirdikleri adrese nakit bırakılmak suretiyle toplam 50.000 TL parasını alarak dolandırdıkları ve TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan davada, sanıkların eyleminin nitelikli TCK’nın 158/1-f maddesine uyan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği kabulüyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, sanıkların eylemlerinin dairemizin yerleşik uygulamalarına göre de, telefonla kendilerine komiser, savcı süsü vermek suretiyle hataya düşürdükleri müştekiden menfaat sağlama şeklinde ve basit dolandırıcılık vasfında bulunduğunun anlaşılması karşısında, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararına itiraz üzerine verdiği itirazın kabulüne dair 05/06/2014 tarih ve 2014/198 D. İş sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğunun anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı … Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE, 01/12/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.