Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/18575 E. 2017/8049 K. 23.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18575
KARAR NO : 2017/8049
KARAR TARİHİ : 23.03.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK’nın 158/1-j, 62,52/2-4, 53/1,58. maddeleri gereğince mahkumiyet,
2-TCK’nın 204/1,62,53/1,58. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde;
Sanığın katılan …’e ait sahte sürücü belgesini ve … firmasına ait maaş bordrosunu katılan bankaya ibraz ederek kredi sözleşmesi imzalayıp krediyi bankadan çektiği, bu suretle sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın bir nedene dayanamayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde ise;
Sanığın, katılan banka şubesinde ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesini kullanarak kredi sözleşmesi imzalayarak haksız kredi kullandığı tespit edilmiş olması karşısında, ele geçirilemeyen sürücü belgesinin iğfal kabiliyeti olup olmadığı tespit edilemediğinden, maaş bordrosu ile birlikte bankada kredi müracaat formu ve kredi sözleşmesinin sahte oluşturulduğu esas alınarak, sanığın eyleminin TCK.nun 207. maddesi kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın sahte sürücü belgesi ve maaş bordrosu ile birlikte bankada kredi müracaat formu ve kredi sözleşmesini sahte imzalaması karşısında, sanık hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanığa az ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 6723 sayılı Kanun’un 33. Maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.