Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/18727 E. 2014/19316 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18727
KARAR NO : 2014/19316
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Eski hale getirme talebinin temyiz itirazları ile birlikte ileri sürülmesi halinde, talep hakkında karar verecek merciin ilgili Yargıtay Ceza Dairesi olduğu cihetle, yerel mahkeme tarafından konu ile ilgili olarak verilen 02.09.2013 tarihli ek kararın hukuken geçersiz olduğu kabul edilerek, yapılan incelemede:
Sanığın yokluğunda verilip 08.10.2012 tarihinde tebliğ olunan 28.05.2012 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın hükümden sonra atadığı müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 23.08.2013 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık …’nin Ticaret Sicil Memurluğu’nun 353525 sicil numarasına kayıtlı tacir olduğu, suç tarihinde İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/601 esas, 2008/376 numaralı kararı ile iflasına karar verildiği, …’nün 29/08/2008 tarihli muhtırası ile sanıktan şirketinin son 3 yıllık ticari defterleri ve haczi kabil her türlü malı masaya teslimi ve sorgusu için tebligat çıkarıldığı, tebligatın 20/09/2008 günü usulüne uygun olarak yapılmasına rağmen sanığın çağrıya uymadığı, mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgeleri gizlediği, böylece yüklenen hileli iflas suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Ek bilirkişi raporunda sanığın son üç yıllık ticari deferleri, haczi kabil her türlü malı masaya teslimi ve sorgusu için usulüne uygun çağırılmasına rağmen gelmemesi, sanığın hileli iflas suçunu işlediğini tek başına gösteren bir durum olmadığını sanığın 2005-2008 yılları arasında ticari defter tutmasını gerektiren kayıtlı herhangibir mükellefiyeti bulunmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 161. maddesindeki diğer seçimlik hareket olan “Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunmasına” ilişkin dosyada bilgi ve araştırmanın mevcut olmadığının belirtilmiş olması karşısında, maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından öncelikle sanığın tacir sıfatına
hangi ticari işletme veye şirket nedeniyle aldığı, sanık hakkında itirazın kaldırılması yoluyla iflas kararı verilmesine sebep olan İstanbul 6. İcra müdürlüğünün 2003/2794 esas sayılı 02.11.2004 tarihinde iflas yoluyla takibe dönüştürülen dosyasında sanıkla birlikte borçlu gözüken şirketin ticaret ünvanının ne olduğu sanığın bu şirketin ortağı yada yetkilisi olup olmadığı tespit edilerek iflas tarihinde tacir sıfatı devam edip etmediği, ve varsa ticari işletmesi veya şirketi ve ticari defterleri bulunup bulunmadığı tespit edilip, söz konusu defterlerin celbi sağlanarak Üniversitelerin ticaret hukuku bölümlerinden seçilecek öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi heyetine inceleme yaptırarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 161. maddesindeki seçimlik hareketlerden birini gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunda denetime olanak sağlayacak şekilde bilirkişi roporu aldırılıp, sanık hakkındaki iflasın kapatılmasına ilişkin İstanbul 2. Asliye Ticaret mahkemesinin 09.12.2009 tarihli kararının da istenerek elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki iflas idaresinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.