Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/18746 E. 2014/17940 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18746
KARAR NO : 2014/17940
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

Mala zarar verme suçundan sanık … hakkında, 5237 Sayılı TCK’nın 151/1, 53 maddeleri gereğince açılan kamu davası sonucunda sanığın 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2011 tarihli 2005/970 esas, 2011/199 karar sayılı karara karşı sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine onama talebine dayalı olarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2013 tarih ve 2012/20014 sayılı tebliğname ile dairemize gönderilmiş, dairemizin 20/05/2014 gün ve 2013/18881 esas 2014/9759 karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20/09/2014 tarihinde yapılan itirazla; söz konusu hükmün sanık … müdafii tarafından temyiz edildiği, sanık … temyiz itirazında bulunmadığı için hakkında verilen kararın kesinleştiği, Başsavcılığımızın 25/06/2013 tarih ve 2012/20014 sayılı tebliğnamesi ile sanık … yönünden kararın onanması talep edildiği, kararı temyiz eden sanık …’in tebliğnameye konu edilmediği, yüksek dairenizin 20/05/2014 gün ve 2013/18881 esas 2014/9759 karar sayılı kararıyla sanık … hakkında verilen hükmün onanmasına karar verildiği, sanık … hakkında verilen hükmün yüksek dairenizin temyiz incelemesine konu edilmediği, Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20/06/2014 tarihli yazısı ile yüksek dairenizin kararının tavzih edilmesi yönünde talepte bulunulduğu,yüksek dairenizin 24/06/2014 tarihli yazısı ile dava dosyasının Başsavcılığa gönderilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Yüksek Dairenizin ilgili kararı temyiz başvurusunda bulunmayan ve hakkında verilen karar kesinleşen sanık …’e ilişkin olduğundan, Dairemizin 20/05/2014 tarih ve 213/18881 E., 2014/9759 K. sayılı onama ilamının ortadan kaldırılması talep edildiği,
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 20/05/2014 gün ve 2013/18881 E., 2014/9759 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık …’in, müşteki ile daha önceye dayalı husumeti bulunan temyiz dışı sanık kardeşi … ile birlikte müştekinin işyerine gidip tartıştıkları, bu tartışma sırasında müştekiye ait kapı camını tekme atarak kırdığı olayda, eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkûm olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesi uyarınca, aynı yasanın 53/1. maddesinin uygulanamayacağının nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili kısmın çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.