YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19123
KARAR NO : 2014/19021
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde APK Uzmanı olarak görev yaptığı, Sağlık Eğitim Genel Müdürlüğünde çalışan kardeşi olan diğer sanık … ile birlikte, daha önce bir yakının tedavisi için yardım istemesi üzerine tanıştıkları şikayetçi …’ı arayarak Sağlık Bakanlığı’nda işe yerleştirebileceğini söyleyip gerekli belgeleri ve kişi başı 4500 TL getirmelerini istedikleri, şikayetçi …’ın akrabası olan …, …, … ve …’a durumu anlattığı ve kabul etmeleri üzerine belgeleri ve parayı alıp kardeşi … ile birlikte Ankara’ya giderek sanıklar ile görüştüğü, sanıklara belgeleri ve 22500 TL parayı verdiği, bir hafta sonra tekrar arayarak başka işe girmek isteyenin olup olmadığını sorduğu, …’ın bu kez akrabaları …, …,… ve …’dan aldığı belge ve 18000 TL para ile Ankara iline giderek sanıklara teslim ettiği, iki ay sonra tekrar …’ı aradıkları ve açık kontenjan bulunduğunu
belgeleri tamamlayarak getirebileceklerini söyledikleri, şikayetçi …’ın bu kez …, …, …, …, … ve …’tan temin ettiği belgeler ve 27000 TL parayı alarak Ankara ilinde sanıklara teslim ettiği, yaklaşık bir yıl sonra yaz ortasında sanık …’ın …’ı arayıp Tarsus iline gideceğini sınav parası olarak 250 TL getirmesini istediği, …’ın kardeşi Halil ile birlikte Tarsus’a gittikleri, sanıkların burada şikayetçiyi karşıladığı, sanığın Tarsus ilinde Hastanenin Jeneratör alımındaki usulsüzlük için geldiğini söylediği, şikayetçi …’nin sınavın ne zaman yapılacağını, bu kadar kişiyi oyalamamasını söylemesi üzerine, sanığın sınavın yakında yapılacağını bu nedenle sınav parası istediğini en yakın zamanda haber vereceğini söyleyerek şikayetçiden 3750 TL para aldığı, şikayetçilerin daha sonra sanıklara ulaşamadığı olayda; yerel Mahkeme’nin 09/06/2011 tarih 2010/906 E. 2011/536 sayılı kararıyla sanıkların şikayetçilere yönelik eylemleri nedeniyle her bir şikayetçiye karşı ayrı ayrı mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizin 18/11/2013 tarih ve 2012/12569 esas, 2013/17781 sayılı kararıyla sanıkların tüm mağdurlara yönelik eylemlerinin TCK’nın 157/1, 43/2 maddeleri kapsamında aynı mağdura karşı birden fazla kez olmak üzere zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edildiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.