Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/19569 E. 2014/19331 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19569
KARAR NO : 2014/19331
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılanın …plakalı halk otobüsünü satışa sunduğunu gazete ilanından görüp, onu cep telefonu ile arayan ve araca … olduğunu söyleyen sanığın, buluşma noktasında bir araya gelip alım-satım hususunda sözlü mutabakata vardıklarında şikayetçiye “…paramın içinde olduğu çantam eniştemin evinde, oraya gidelim, sana peşinatı vereyim…” diyerek birlikte gösterdiği adrese gitmeleri, apartmana yalnız girip kısa bir süre sonra dönerek katılana “…ablamlar evde yok…şarjım da bitmiş, telefonunu ablamı aramak için alabilir miyim?” demesi, bu suretle aldığı telefonla “…abla, eniştem evde yok…mutlaka eve girmeliyim…” gibi sözler sarfetmesi veya ablasıyla konuşuyor gibi izlenim vermesi sırasında az önce girdiği binaya yeniden girip, geri dönmeyerek ortadan kaybolması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak takdiri suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “120”, ikinci paragrafındaki “100”, beşinci paragrafındaki “100” ve “2000” rakamlarının hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “4”; “4” ve “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.