Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/19603 E. 2016/2510 K. 14.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19603
KARAR NO : 2016/2510
KARAR TARİHİ : 14.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
.

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılan şirket ile aralarında taşıma sözleşmesi yaptıkları ve bu sözleşmeye istinaden katılan şirketin ürünlerini müşterilere satışlarını yaptığı ve karşılığında komisyon aldığı ancak 2010 yılı … aylarında yapılan satışlarda şirketten almış olduğu ürünleri müşterilere teslim etmediği halde teslim etmiş gibi göstererek müşterileri katılan şirkete karşı borçlandırdığı, katılan şirketten almış olduğu ürünleri kendi bulduğu müşterilere satarak parasını kendisine aldığı ve şirkete teslim etmediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın savunması, katılan ve tanık beyanları ile bilirkişi raporu nazara alınarak; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle katılan şirketin özellikle mal giriş-çıkışına ve tahsilata ilişkin olmak üzerine tüm ticari defter ve kayıtları ile müşterilerden ödemeye ilişkin belgeler temin edilerek mutabakat sağlanamayan 28 müşterinin kayıtları ile karşılaştırılıp sanık tarafından müşterilere mal satımı ile tahsilat yapılıp yapılmadığı ve varsa ne miktarda yapıldığının belirlenmesi, faturalardaki imzaların sahteliği hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, bilirkişi raporunda açıklığa kavuşturulmayan iade mallara ilişkin iade faturasının olup olmadığı, … cihazına elle giriş yapılıp fatura tanziminin yapılıp yapılamayacağı, suça konu faturaların diğer nüshalarının müşterilerde bulunup bulunmadığı ve cari hesap bakiyeleri ile faturalar arasında farklılık bulunup bulunmadığı hususlarının tespitine yönelik üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ve çelişkili tanık beyanları esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.