YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20295
KARAR NO : 2014/20162
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç delillerini yok etme
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkeme hükmünün tür ve miktar itibariyle murafaa sınırı dışında kalması nedeniyle sanık müdafiinin murafaa talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan temyiz incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Samsun il merkezinde faaliyet gösteren kuyumcu dükkanının alt katının adının … Limited Şirketi olduğu, ikinci katın adının ise … Kuyumculuk Sarrafiye olduğu, sanık …’ın üst kattaki işlemleri sanık … ile beraber idare ettiği, birinci kattaki işleri de sanık … ve oğlu olan sanık … ile beraber idare ettiği, ancak sanıkların iş yerine gelen müştekilerin satın aldıkları altınların muhafaza edilmek üzere bırakılması işini beraberce yaptıkları, iş yerine gelen müştekilerin muhafaza edilmesini istedikleri paraları zaman zaman iş yerine bıraktıkları, karşılığında paranın bırakıldığına dair kartvizit aldıkları, bir kısım müştekilerin ise önce altın satın alıp sonra da satın aldıkları altınları muhafaza için iş yerine bırakarak, bıraktıklarına dair kartvizit aldıkları, bir kısım müştekilerin ise ise kendilerinin getirdiği altın ya da pırlanta gibi değerli eşyaların muhafaza için çalıştığı iş yerine bırakıp kartvizit aldıkları, bir kısım müştekilerin ise tamir, küçük veya büyük gelen takıların değiştirilmesi için kartvizit aldıkları, müşteki ifadelerinde geçen her biri ayrı olarak belirtilen para, altın ya da kıymetli eşyaların bizzat sanıklarca ya da sanıkların talimatları gereğince iş yeri çalışanlarınca muhafaza amacı ile teslim alınarak karşılığında kartvizit verilmesi uygulamasının mutad bir uygulama olduğu, son 1,5 yıldır işlerin kötü gitmesi nedeniyle sanıkların iştirak halinde herkesin altınlarını geri isteyeceğini düşünüp birlikte karar alıp işyerini kapattıktan sonra sanıklardan … ve …’un gece saatlerinde iş yerine gelip burada bulunan katılanlar, mağdurlar ve şikayetçilere ait 25 kg civarındaki altını aldıkları, sanık …’ın babası sanık …’ın talimatı üzerine kendisine aynı gece bıraktığı altınları ertesi gün sabah saatlerinde babasının kendi adına açtırdığı banka kasasına bıraktığı, kasa anahtarlarının ikisinin kendisinde kaldığı, diğer ikisini ise sanık …’ye ulaştırması için onun kayınpederine verdiği, sanıklar … ve …’in ise iş yerini boşaltıp terk ettikleri gece …’dan ayrıldıkları, sanıklar … ve …’in hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, sanık …’ın suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Tüm dosya kapsamı ile sanıklar …, …, …’ın birlikte suç işleme iradesiyle hareket ettikleri, 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi kapsamında sorumlu oldukları halde, … dışında kalan bu sanıklarında cezalandırılması gerektiği halde katılanlar …, …, …, …, …, … dışında kalan diğer ve hükmü temyiz etmeyen katılan, mağdur ve şikayetçilere yönelik eylemleri nedeniyle haklarında beraat kararı verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A- Sanıklar …’ın, katılanlar …, …, …, …, …, mağdurlar …, …, …, …, … dışında kalan diğer katılan, mağdur ve şikayetçilere yönelik hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar …, …, …, … hakkında katılanlar …, …, … hakkında kurulan beraat hükümlerine, sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii, katılan … vekili , katılan … vekili, katılan … vekilinin, katılan … vekili, katılan … vekili, katılan … vekili, katılanlar …, …, …, …, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında katılanlar …, …, …, …, …, …, mağdurlar …, …, …, …’e yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine, sanıklar …, …, … hakkında katılanlar …, …, …, …, …, …’ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
1- Sanık … hakkında katılanlar …, …, …, …, …, …, mağdurlar …, …, …, …’e yönelik eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerinde; …, …, …, …, …, …, mağdurlar …, …, …, …’ün paraların ya da altınlarını birlikte suç işleyen sanıklara işletmek için verdikleri, bir kısmın kar payı aldığı, bir kısmının ise paralarını altına çevirtip altın verenlerin de altınlarını altın yükseldiğinde satmaları, düştüğünde almaları talimatı ile sanıkta tuttukları, sanıkların herkes altın isteyecek diye panikleyip dükkanı kapatmaları ve dükkandaki altınları bir başka mekana nakletmelerine yönelik eylemlerinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan ihtilaf olduğu gözetilmeden ve sanığın kendilerine yönelik eylemleri nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelikte olduğu gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilen ve temyiz dışı olan katılan, mağdur ve şikayetçi …, …, …, …, …, …, …’a yönelik kabul ve takdire ters düşen benimsemeyle sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Sanıklar …, …, … hakkında katılanlar …, …, …, …, …, …’ya karşı olan eylemleri nedeniyle kurulan beraat hükümlerinde; tüm dosya kapsamı ile sanıklar …, …, …’ın birlikte suç işleme iradesiyle hareket ettikleri, 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi kapsamında sorumlu oldukları halde, … dışında kalan bu sanıkların da temyiz eden …, …, …, …, … ve …’ya karşı eylemlerinden dolayı cezalandırılması gerektiği halde yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin, katılan … vekili, katılan … vekili , katılan … vekili, katılanlar …, …, … temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.