YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21957
KARAR NO : 2015/27913
KARAR TARİHİ : 01.07.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin temyizinin beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmadığı, temyizin sanık müdafiinin hakaret suçundan verilen ceza verilmesinden vazgeçilmesine ve yargılama giderlerine ilişkin hükümle sınırlı olduğu anlaşılarak yapılan incelemede:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı ya da benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte ya da daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Suç tarihinde katılan …’nün diğer katılan … ile birlikte biçerdöverin şoförü sanık …’a demir kapının olduğu yerden biçer döverle geçmemelerini, daha önce biçer döver ile geçerken kapıya hasar verildiğini söylediği, sanık …’un katılanlara hitaben “ananızı avradınızı sinkaf ederim siz kimsiniz lan” diyerek zincirleme şekilde hakarette bulunduğu, sanığın aracın içerisinde bulunan katılan …’yü darp etmeye teşebbüs ettiği, bunun üzerine katılan …’nün sanığın saldırısından korunmak için araba ile olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, sanığın katılanların aracının kaportasına ve camına vurmak suretiyle zarar verdiği, sanık …’un daha sonra olay yerinden uzaklaşmakta olan aracın yan aynasını tutmak suretiyle katılanların gitmesine engel olmak istediği, bu esnada sanığın yerde sürüklenerek yaralandığı, bu suretle sanığın mala zarar verme, kasten yaralama ve hakaret suçlarını işlediği iddia edilen olayda, tartışma sırasında katılanlarla sanık … ‘un birbirlerine karşılıklı hakaret ettikleri, tartışmanın büyümesi üzerine aracını sanık …’nin üzerine sürmek suretiyle aracın kaputunun üzerine aldığı, daha sonrada geri geri giderek araçtan düşürek yaralanmasına neden olduğu, katılan …’nün araç ile olay yerinden uzaklaştığı, sanık …’un araca eliyle veya bir cisimle vurmak suretiyle zarar verdiği hususunun tanık veya başka delillerle kanıtlanamadığı araçtaki zararın sanığa çarpması ve aracı üzerine aldığında gerçekleştiğinin tanıklar tarafından anlatıldığı, sanığın katılan …’ye ait araca zarar verme kastıyla hareket etmediği, bunun dışında da sanığın katılanlara yönelik mala zarar verme ve kasten yaralamaya teşebbüs suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 01/07/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.