Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/22123 E. 2015/89 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22123
KARAR NO : 2015/89
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nin, beraat eden ve temyiz kapsamında olmayan diğer sanık… ile birlikte, … Köyü’ne giderek hayvancılıkla uğraşan katılanlar …’yle görüştükleri, sanık …’nin kendisini “..” ismiyle tanıttığı, katılan ..’den 3 adet büyükbaş hayvanı 8.000 TL’ye, katılan …’den de 2 adet büyükbaş hayvanı 3.200 TL’ye satın almak için anlaştıkları ve hayvanları kamyonete yükledikleri, köy azasından menşe şahadetnamesi aldıktan sonra sevk irsaliyesi almak için sanıklar ile katılan…’in birlikte ilçe merkezine gittikleri, sanık …’nin, katılan …’ye parasını diğer katılana vereceğini söylediği, ilçe merkezine geldiklerinde sanık …’nin, katılan …’e sevk irsaliyesini düzenleyecek memurun bulunmadığını söyleyerek kendisine ait …k bankamatik kartını ve şifresini katılana verdiği, bankadan hayvanların parasını çekmesini istediği ve sanıkların hayvanlarla birlikte katılanın yanından ayrıldıkları, katılan…’in, ilçe merkezinde …k’a ait ATM olmadığını öğrenmesi üzerine şikayette

bulunduğu, banka yazısına göre de suç tarihi itibariyle sanık …’ye ait banka hesabında sadece 6,06 TL’nin bulunduğu, sanık …’nin bu şekilde basit dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık …’nin, katılanlar …’yle aynı anda görüşüp…’den 3 adet, …’den de 2 adet büyükbaş hayvanı satın alacağını söyleyip, parasını ödemek üzere katılan…’e bankamatik kartını vermesi şeklinde gelişen olayda, sanığın aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlemesi nedeniyle TCK’nın 43/2 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 Gün”, “50 Gün” ve “50 Gün Karşılığı 1.000,00 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 Gün”, “4 Gün” ve “80 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.