YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22173
KARAR NO : 2015/1064
KARAR TARİHİ : 22.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.x
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın eşi olan …’in kimden temin ettiği tespit edilmeyen sahte yeşil kart ile tedavi olup ilaç almak sureti ile kamuyu zarara uğrattığı iddiasıyla yapılan yargılamada …’in suça konu yeşil kartı eşinin çıkarttırdığını söylemesi üzerine sanık … hakkında suç duyurusunda bulunulduğu
somut olayda; … hakkında .. Ağır ceza Mahkemesinin 27.11.2012 tarih, 2012/311 Esas ve 2012/351 Karar sayılı kararı Dairemizce 23.06.2014 tarihinde incelenip, 2014/11130 Esas ve 2014/12543 karar sayılı ilamımız ile bozulmasına karar verilmiş olup, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan her iki dosyanın mümkün ise birleştirilmesi, aksi takdirde; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderildiği belirtilen listede sanığın eşi …’in ismi ile yapılan harcamanın esas alınarak soruşturma başlatılması nedeni ile, dosya kapsamına göre ilgili kurumlara yazı yazılarak, suç tarihinde …’in, ekonomik ve mali durumuna göre yeşil karta ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve hukuken yeşil kart alabilecek durumda olup olmadığı, …’in, suça konu yeşil kartla hangi tarihte ve ne şekilde tedavi gördüğü, hastaneye hangi şikayetle geldiği, poliklinik veya acilden giriş yapıp yapmadığı, tedavi sırasında hangi yeşil kartı kullandığı ve bu sırada sigortalı olup olmadığı, söz konusu kartın, tamamen sahte mi yoksa ilgili kuruma sahte belgelerle başvuru yapılarak mı alındığı, hastaneye tedavi için başvuru yapıldığında, yeşil kartın sistemde sorgulanıp sorgulanmadığı ile tamamen sahte olan ve sistemde bir karşılığı bulunmayan yeşil kartın ne şekilde tedaviye esas alındığı, …’in gerçekte yeşil kartının veya sigortasının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise bu kartın hangi tarihte verildiği veya iptal edildiği, … sigortalı ise, suç tarihinde sigortasının aktif olup olmadığı, kullanıldığı belirtilen kartın ne şekilde sahte olduğu veya usulsüz alındığı hususlarının sorulması, bunlara dair belgeler, varsa yeşil kart dosyası, ilgili sigorta dosyasının ve hastane tedavi evraklarının onaylı sureti istenerek dosya içine konulması, … vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde; …isimli kişinin sahte yeşil kartlar düzenlediğinin belirtilmesi karşısında, …isimli kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa söz konusu dosyaların onaylı suretleri getirtilerek, hukuki ve fiili irtibat bulunması halinde birleştirme hususunun değerlendirilmesi, böyle bir soruşturma bulunmuyor ise, adı geçen kişilerin açık kimlik bilgileri ve adresleri araştırılarak ifadelerinin alınması, yapılan sahtecilik eylemleri hakkındaki bilgileri ve sanıkla olan irtibatlarının sorulması, sanığın, varsa başkaları tarafından yapılan böyle bir sahteciliği bilip bilmediğinin tespit edilmesi, bütün delillerin toplanmasından sonra, gerçekte bir sahtecilik olup olmadığı, sahteciliğin kim tarafından yapıldığı, acilden giriş yapılıp yapılmadığı, zorunluluk halinin bulunup bulunmadığı ve kurum zararı bulunup bulunmadığı hususları karar yerinde tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.