Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/22549 E. 2015/582 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22549
KARAR NO : 2015/582
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

Dolandırıcılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma sırasında şüpheliye ait olduğu iddia olunan telefon ile ilgili olarak imei ve baz istasyonu bilgilerinin tespiti talebinin kabulüne dair …. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/04/2014 tarihliye 2014/228 değişik iş sayılı kararını müteakip, söz konusu karara Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının itirazı üzerine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinde 6526 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik yapılarak iletişim tespiti karan konusunda Ağır Ceza Mahkemelerinin yetkili kılındığından bahisle, Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin değerlendirilmesi için dosyanın Kahramanmaraş Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin anılan Mahkemenin 30/04/2014 tarihli ve 2014/285 değişik iş sayılı kararını müteakip, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının imei ve baz istasyonu bilgilerinin tespiti talebinin reddine dair, ….. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/05/2014 tarihli ve 2014/1080 değişik iş sayılı kararına itirazın reddine ilişkin …. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2014 tarihli ve 2014/1199 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek .. Bakanlığınca verilen 27/10/2014 gün ve 2014/18369/63489 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/11/2014 gün ve 2014/364243 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; HTS kayıtlarıyla ilgili benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2011 tarihli ve 2011/6-140 esas, 2011/222 sayılı ilamında da, “…5271 sayılı CYY’nın 135. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi koruma tedbirine başvurulabilmesi için gerekli olan ortak koşullar, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka suretle delil elde etmenin mümkün olmaması ve bu tedbirlerin ancak hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan şüpheli ve sanık hakkında uygulanabilmesidir. Ayrıca,
iletişim tespitinden ayrı olarak dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirleri ancak, anılan maddenin 6. fıkrasında sayılan katalog suçlarla ilgili olarak uygulanabilir. Altıncı fıkrada iletişimin tespiti kavramına yer verilmediği için bu tedbir yönünden herhangi bir suç sınırlaması yoktur, bir başka anlatımla iletişimin tespitine her suç yönünden başvurma olanağı vardır…İletişimin tespiti tedbirinin uygulanabilmesi yönünden dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirlerinde olduğu gibi katalog suç sınırlaması bulunmayıp, tüm suçlar yönünden bu tedbire başvurma olanağı bulunduğundan, somut olayda olduğu gibi işlendiği iddia olunan hırsızlık suçu yönünden iletişimin tespiti kararı verilmesi olanaklı ise de; hakkında,’tedbir kararı verilen kişiler yönünden tedbir kararının isabetli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.” şeklinde belirtildiği üzere, iletişim tespiti uygulaması açısından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135/7. maddesinde düzenlenen katalog suçlarla bir sınırlamanın bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/05/2014 tarih ve 2014/1199 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 19/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.