Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/22695 E. 2015/563 K. 15.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22695
KARAR NO : 2015/563
KARAR TARİHİ : 15.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle mahkemece, TCK’nın 61. maddesinde belirlenen “cezanın belirlenmesi” ölçütleri nazara alınarak hükmolunan cezalarda teşdit uygulaması yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…i’de ikamet eden ve karı-koca olan katılanların, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden komiser …. ile (Cumhuriyet savcısı ile) telefonda görüştüklerine inandırılıp “…terör örgütü ile bağlantılı üçüncü şahıslar kimlik bilgilerinizi kullanıyorlar… adınıza 175.000 TL’lik kredi başvurusu yapmışlar… bizimle işbirliği yapar ve talimatlarımıza uyarsanız onları yakalamamızı sağlarsınız, aksi halde örgütle işbirliği yaptığınız suçlamasıyla karşılaşırsınız…gözaltına alınır, tutuklanırsınız…” şeklindeki söylemlerle kandırılıp önce katılan …’nin sonra da eşi-katılan …’nın ayrı ayrı yönlendirilip ziynet bozdurtmak, araç sattırmak suretiyle şikayetçilerin ellerine
geçen 3.280 ve 7.600 TL’den ibaret paraların sanık adına … şubesinde açılmış hesaba ATM cihazından havale edilmesinin sağlanması ve bu miktarların sanık tarafından aynı bankanın … şubesinden aynı gün içinde çekilmesi eylemlerinin katılanlara karşı ayrı ayrı “dolandırıcılık” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Şikayetçi…’nin 03.01.2014 tarihli polisteki ifadesinde; kendisinin kullanımında olan …9843 no’lu cep telefonunu hiç kapatmaksızın yönlendirildiğini, havaleyi yaptıktan sonra “savcı ile görüştüreceklerini” belirterek eve gitmesini ve telefonu eşi-şikayetçi …’ya vermesinin ve eşi ile de konuşmaların-yönlendirmenin devam ettiğini bildirmesi karşısında; aynı hane halkı bireylerinin kesintisiz telefon konuşmaları ile aldatılıp onlardan haksız yarar sağlanması eylemlerinin “aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi” halinin mevcudiyeti nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin tatbiki gerekirken yazılı şekilde mağdur sayısınca iki ayrı suçtan mahkumiyet kararları verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, başkan vekili….’nın değişik gerekçesi ile 15/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Müştekiler …ün şikâyeti üzerine sanık … hakkında.. Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2014 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında TCK’nın 158/1.f,53,63. Maddelerinin bir defa uygulanması talebi ile dava açılmıştır.
Yargılama sonunda mahkemenin kabulüne göre; “Suç tarihinde, müşteki …’’ün kullandığı … nolu sabit telefonu … numaralı GSM hattından arayan ve Terörle Mücadele Şubesi’nde çalışan komiser… olduğunu söyleyen sanık, katılan …’e hitaben “… adına başka şahıslar tarafından 175.000 TL’lik kredi başvurusu yapıldığını, bunun önüne

geçilebilmesi için kendileri ile işbirliği yapmasını söyleyerek evde para veya altın olup olmadığını sormuş, katılan Hatice’nin, kendisini arayana hitaben ” … evinde bir adet bilezik, bir adet çerçeveli kolye ve bir adet alyans ile tek taş yüzüğünün ve bir de boynunda kolyesinin olduğunu …” söylemesinden sonra bu kez katılan Hatice’nin ve eşi olan diğer katılan … ile de görüşüldüğü, bilahare katılan Hatice’den eşinin cep telefonunu alarak dışarı çıkmasını istenmesi üzerine katılan Hatice’nin ziynet eşyalarını çantaya koyarak evden çıktığı, sanığın 0507 979 98 43 nolu hattan katılan Hatice’ye ” … telefonunu hiç kapatmadan kendisini yönlendireceği yerlere gitmesini ve kendisine sürekli bilgi verilmesinin istendiği, katılan Hatice’nin altınlarını 3.280 TL’ye bozdurarak, İş Bankası ATM’sine giderek kartsız olarak bu parayı arayan şahsın söylediği hesap numarasına yatırdığı ve yine şahsın söylemesi üzerine dekontu yırttığı sonrasında katılan Hatice’ye eşi olan diğer katılan … ile görüşülmek istediğini ve onu Cumhuriyet savcısı ile görüştüreceklerini söylendiği, katılan Hatice’nin cep telefonunu eşi olan diğer katılan …’ya vermesi sağlandıktan sonra katılan …’dan bankaya gidip kredi başvurusunda bulunmasının söylendiği, katılan …’nın bankaların kendisine kredi vermediğini söylemesi üzerine katılan …’dan arabasını satmasını, zararının devlet tarafından karşılanacağını, satmadığı takdirde terör örgütü ile işbirliğinden dolayı içeri atılacağının söylendiği, bunun üzerine katılan …’nın aracını 7.600 TL. ye sattığı ve bu parayı ATM’den 5426 nolu işlem ile sanık …’ a ait 1289-99835 numaralı hesaba yatırdığı, katılanlar tarafından sanık …’ın hesabına gönderilen toplam 10.880 TL. paranın sanık İsa tarafından aynı gün bankadan çekildiği, bilahare katılanların dolandırıldıklarını anlayarak, şikâyetçi oldukları” kabul edilerek, sanık TCK’nın 157. maddesinin iki kez uygulanması suretiyle cezalandırılmıştır.
Müşteki Hatice’nin aşamalardaki beyanlarından, sanığın mağdur Hatice ile kesintisiz telefonla konuştuğu, Hatice tarafından 3.280 TL paranın yatırılmasından sonra bu defa telefona mağdur …’yı istediği ve …’nın da 7.600 TL para yatırmasını sağladığı fiilin bir bütünlük içinde devam ettiği fiillerin arasında zaman ve mekân farkının olmadığı, telefon irtibatının hiç kesilmediği Sayın çoğunluğun kabul ettiği gibi tek bir fiille birden çok mağdurun dolandırılmadığı sanığın aileye karşı tek bir defa suç işlediği, TCK’nın 43. maddesinin olayda uygulanma koşullarının bulunmadığı, sanık hakkında TCK’nın 157. Maddesinin bir kez uygulanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.