Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/2413 E. 2014/7385 K. 16.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2413
KARAR NO : 2014/7385
KARAR TARİHİ : 16.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın özel bir şirkete bağlı olarak Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniği’nde kayıt görevlisi olarak çalıştığı, diğer sanık …’nın da aynı şirkete bağlı olarak aynı hastanede temizlik görevlisi olarak çalıştığı, …’ın görevli olduğu bilgisayar başında bulunmadığı zamanlarda yerine …’nın baktığı ve hasta kayıt işlemlerini …’nın yaptığı, sanıkların açık kimlik bilgisi tespit edilemeyen bir şahsı katılan …’ın TC kimlik numarasını kullanıp, onun sigortası üzerinden nöroloji polikliniğinde kayıt yaptırıp, muayene edilmesini sağlamak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; sanık …’ın suç tarihinde izinli olduğu, hastaneye gelip kayıt yaptığına dair savunmasının aksini ispat eder delil bulunmadığı, yine diğer sanık …’nın savunmasında, temizlik işçisi olduğunu, sanık … yokken onun yerine bilgisayarda hasta kaydı yapmasının mümkün olmadığını, kendisinin Sinem’in hasta kaydı için gerekli olan şifresini bilmediğini savunması, sanık … izinli iken, yerine kimin baktığına dair hastanede yazılı bir görevlendirmenin yapılmadığının ve sanık …’in izinli olduğu tarihlerde kullanılan bilgisayar programının değişmesi nedeniyle o dönemde kullanılan programın kullanıcı bilgilerine ulaşılamadığının hastanenin cevabi yazılarından anlaşılması karşısında, sanıkların savunmalarının aksini ispat eder, mahkumiyetlerine yeter, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan SGK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.