Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/24156 E. 2015/1007 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24156
KARAR NO : 2015/1007
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;.. ünvanlı bir firmada çalıştığını ve internette ürün pazarlaması işi yaptığını (5457692 no’lu posta çeki hesabını açtıran) belirten sanığın, elektronik ortamda (ismi belli olmayan bir internet sitesinde) verdiği cep telefonu ilanını gören mağdurun siparişi sonrası, kargo yoluyla .. Merkezine gönderilen (ürün bedeli ödenerek şikayetçi tarafından teslim alınan) paketten cep telefonu yerine iki adet kozmetik ürün çıkması eyleminin sübutu halinde TCK’nın 158/1-f, g maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin
delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek “görevsizlik” kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde “basit dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine 20/01/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.