Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/245 E. 2015/20858 K. 18.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/245
KARAR NO : 2015/20858
KARAR TARİHİ : 18.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir.Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Suça sürüklenen çocukların, suç tarihinden 20 gün önce şikayetçinin kızı … ile aralarında tartışma çıktığı ve kızlarını rahatsız etmeleri sebebiyle şikayetçinin suça sürüklenen çocukların babaları ile bu olayı konuştuğu, bu olayı konuştuktan sonra suça sürüklenen çocukların suç tarihinde şikayetçinin ikametinin camına taş atmak suretiyle kırdıkları, ayrıca …’nın müşteki …’ya “seni seviyorum, benimle çıkarmısın, hayır dersen, sana da ailene de zarar veririm, olacaklara sen katlanırsın ” şeklinde sözler söyleyerek tehditte bulunduğu iddia edilen somut olayda;
1- Katılan …’nın 08.07.2010 tarihli oturumdaki beyanında: “..camları … kırmıştır. Bunu komşumuz soyismini bilmediğimiz … amca görmüştür. …’in, bana çektiği tehdit içerikli mesajları arkadaşlarım … ve …’a göstermiştim.” şeklinde açıklamada bulunması karşısında; adı geçen şahısların açık adres ve kimlik bilgilerinin tepitinden sonra duruşmaya davet edilerek konuya ilişkin bilgi ve görgülerinin sorulması ve katılan İlknur’un bahsettiği tehdit içerikli mesajların telefonunda bulunup bulunmadığı kendisine sorularak bulunduğu takdirde içeriğinin tutanağa bağlanması, ayrıca katılan İlknur’un annesi Sevgi Osma’nın da dinlenilmesi suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi yerine eksik incelemeyle karar verilmesi,
2-01.12.2011 tarihli oturumda suça sürüklenen çocuk …’in istinabe suretiyle Sultanbeyli Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesince savunmasının alındığının belirtilmesi karşısında bu ilişkin duruşma tutanağının dosya kapsamında ve UYAP kayıtlarında bulunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.