YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24671
KARAR NO : 2015/4682
KARAR TARİHİ : 05.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli (zincirleme) dolandırıcılık
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
… köyü nüfusuna kayıtlı olmakla beraber uzun yıllardır İstanbul’da ikamet eden ve çalışan sanığın; Doğrudan Gelir Desteği ödemelerinden yararlanmak amacıyla 2002 Tarımsal Faaliyet Yılı’ndan başlamak üzere takip eden yıllarda “başvuru dosyaları” hazırlayıp-hazırlatıp, gerçekte tarımsal faaliyette bulunmadığı halde; beyanlarında B-Arazi Bilgileri formlarında kendisine ait olduğunu beyan ettiği tarlaları ekip-biçtiğinden bahisle Kangal İlçe Tarım’a müracaat edip 03.12.2002-04.01.2006 tarihleri arasında Kangal Ziraat Bankası nezdinde adına açılmış olan hesabına yatan destekleme primlerini alıp haksız yarar sağlaması eylemlerinin “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
25.02.2013 tarihli iddianamede; her bir tarımsal faaliyet yılı esas alınarak düzenlenen Doğrudan Gelir Desteği dosyalarındaki başvurular neticesi alınan (haksız yarar) primlerin tahsil edildiği tarihler o yılın kendi içinde teselsül etmiş olabilecek ayrı ayrı suçları oluşturacağı dikkate alındığında; ilgili Kurumun 03.04.2013 tarihli “…sanığın 2005 ve 2006 tarımsal faaliyet yılları için D.G.D. başvurusu bulunmadığı…” yönündeki cevabi yazı içeriği de değerlendirilip, sanığın usulüne göre sorgusu yapılarak neticesine göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı gerekçeyle zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.