Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/24949 E. 2017/11427 K. 23.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24949
KARAR NO : 2017/11427
KARAR TARİHİ : 23.05.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında; TCK’nın 158/1-j, 43/1, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıklar … ve … hakkında: TCK’nın 158/1-h-j, 43, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıklar …, …, … ve … hakkında: TCK’nın 209/1, 43, 62, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan ceza miktarlarına nazaran sanıklar … ve … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık …’ın … Kooperatifinin birinci başkanı olduğu, sanık …’ın aynı kooperatifte işçi olarak görev yaptığı, tüm sanıkların birbirlerini tanıdıkları, sanıklar …, … ve … ‘nin … Kooperatifi üzerinden … adına kredi almayı kararlaştıkları, ancak …’nin maddi durumunun iyi olmaması nedeni ile kredi alamayacaklarını bildikleri için kefil aramaya başladıkları, bu kapsamda katılan …’un yanına giderek … isimli şahsın koperatiften kredi çekeceğini, formalite icabı kefil olup olamayacağını sordukları, katılan …’un da …’nin maddi durumunun iyi olduğunu bildiği için kredi çekilmesinde sorun olmayacağını düşünerek … ile birlikte kooperatif binasına gittiği ve 20.05.2009 tarihli Kooperatif Kredileri Sözleşmesini ve bu sözleşmeye istinaden … Kooperatifi tarafından düzenlenmiş 20/05/2009 tarihli sekiz adet senedi kefil olarak imzaladığı, bunun ardından sanık …’nin katılan …’un yanına giderek kendi adına kooperatiften kredi çekeceğini, kefil olup olamayacağını sorduğu, katılanın kefil olacak diğer kişilerin maddi durumlarının iyi olduğunu öğrenince kefil olmayı kabul ettiği, bunun üzerine aynı sözleşme ve senetlere bu katılanın da kefil olarak imza attığı, son olarak sanık …’ın katılan …’nin yanına giderek sanık … adına kredi çekileceğini, ancak ödemeyi kendisinin yapacağını, kefil olup olamayacağını sorduğu, katılanın da kabul ederek aynı sözleşme ve senetleri kefil olarak imzaladığı, sonrasında bu sözleşme ve senetlere borçlu olarak sanık …’nin adının yazıldığı ve Halk Bankası’ndan 30.000 TL miktarlı kredi çekildiği, kredinin ödenmemesi üzerine katılanlara yönelik icra takibi başlatıldığı, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve açığa imzanın kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda;
Suça konu sözleşme ve senetlerin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğunun Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları ile de sabit olduğu üzere yazılı delille ispatı gerektiği, bu sebeple sanıkların atılı suçlardan cezalandırılabilmeleri için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafii ve sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.