YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2750
KARAR NO : 2014/5849
KARAR TARİHİ : 31.03.2014
Görevi kötüye kullanma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından sanıklar … ve diğerleri haklarında yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin görevsizliğine, kamu kuram ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması suretiyle ve kamu kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 tarihli ve 2009/661 esas, 2013/515 sayılı kararma karşı yapılan itirazın kabulüne ve görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/10/2013 tarihli ve 2013/631 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/01/2014 gün ve 2014-977/2874 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/01/2014 gün ve 2014/21831 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanıkların üzerlerine atılı eylemlerin kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması suretiyle ve kamu kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturabileceği, bu eylemi yargılama görevinin de 5235 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı ve delillerin takdiri ile değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu hususları dikkate alınmaksızın, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 tarih ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 Sayılı Yargıtay Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma ve edimin ifasına fesat karıştırmak suçlarından dava açılmış olup, görevi kötüye kullanma suçundan TCK’nın 257/1. maddesinin 6 aydan iki yıla kadar hapi, 236/1. maddenin ise 3 ile 7 yıl hapis cezası öngördüğü, iddianame içeriğinden dolandırıcılık suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddelerine, karara ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanununun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (5.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 31/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.