Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/2967 E. 2015/21520 K. 25.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2967
KARAR NO : 2015/21520
KARAR TARİHİ : 25.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Müşteki sanık …’ın yönetimindeki ticari taksi ile seyir halinde iken, birlikte yürüyen … ve … ile yaşı küçük …’nin yanından geçtiği sırada aracın aynasının …’ye dokunduğu, bunun üzerine 22.05.2011 tarihli olay yakalama ve üst arama tutanağından anlaşılan müşteki sanık … ve sanık … ile yaşı küçük …’nin diğer müşteki sanık …’ın aracına vurarak görgü ve tespit tutanağında belirtildiği üzere “sol dikiz aynasını kırdıkları, sol arka kapı camını tamamen kırdıkları, sağ arka kapı camını tamamen kırdıklarını, sağ ön kapı rüzgarlığını kırdıkları, sol ön kapı üzerindeki tavanda eziklik ve çizikler meydana getirdikleri, ön camı kırdıkları ve ön kaputta eziklikler meydana getirdikleri” ve bu suret ile mala zarar verme suçunu işledikleri, zararı karşılamadıkları, zararın sigorta tarafından karşılandığı, bu şekilde mala zarar verme suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanık, müşteki sanık, görgü ve tespit tutanağı ve yakalama ve üst arama tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temyiz dışı müşteki sanık …’ın kullandığı taksi ile araç girişine kapalı olan yolda seyrederek müşteki sanık …’nin dirseğine aracın aynasıyla vurması üzerine gösterilen tepkiye elindeki bıçakla karşılık verdiği böylece ilk haksız hareketin sanıklardan gelmediği gözetilerek sanıklar hakkında tahrik hükmünün uygulanması gerekeceğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 25.02.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.