Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/3049 E. 2015/22901 K. 01.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3049
KARAR NO : 2015/22901
KARAR TARİHİ : 01.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Katılanın yola park etmesi üzerine sanığın aracı ile yoldan geçememesi sonrası katılandan yolu açmasını istediği, katılanın aracı ile manevra yaptığı sırada araç tekerleğinin sanığın ayağının üzerinden geçmesine sinirlenen sanığın katılana hakaret ettiği ve katılanın aracının camına eliyle vurarak mala zarar verdiğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilirken uygulanan yasa maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 129/1.maddesi ile birlikte 5271 sayılı CMK’nın 223/4-c .maddesinin gösterilmemesi mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak,
Hakaretin karşılıklı olması nedeniyle, TCK’nın 129/1. maddesine göre ceza vermekten vazgeçilmesine karar verilmesi, suç ve suçluluğu ortadan kaldırmayacağından, CMK’nın 328. maddesi uyarınca sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat,bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, “yargılama giderinin kamu üzerine bırakılmasına” ibaresi çıkarılarak yerine “sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderinin sanıktan tahsiline” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
a)Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanı, olay tanıklarının katılanın beyanlarını doğrulaması karşısında, haksız tahrik değerlendirilerek mala zarar verme suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı
şekilde koşulları oluşmadığı halde TCK nun 25/1 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b)Kabule göre de;
Sanığın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığının kabulü karşısında,5271 sayılı CMK’nin 223/2-d maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğnin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.