YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3426
KARAR NO : 2014/4896
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, tehdit
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılanın, kendisine ait motosikletin dişlisinden ses gelmesi nedeniyle sanığın yanına tamire götürdüğü, aynı gün tamir eden sanığın, katılana motosikletin dişli parçalarını değiştirdiğini söyleyerek 160,00 TL hesap çıkardığı ve katılanın da bu parayı ödediği, aradan 1 hafta geçtikten sonra motosikletten aynı seslerin tekrar gelmesi üzerine katılanın takılan parçalardan şüphelenerek servise gittiği, servisin motosiklete takılan parçaların orijinal olmayan başka modellerde kullanılan parçalar olduğunu söylemesi üzerine katılanın sanığa telefon açarak durumu anlattığı, sanığın da katılana “Parçaları söktür getir, bana ben paranı iade edeceğim” demesi üzerine katılanın, sanığın takmış olduğu parçaları serviste söktürdüğü ve 180,00 TL’ye motosikletini yeniden tamir ettirdiği, motosikletinden söktürdüğü parçaları alıp sanığın işyerine gittiği, telefonda kendisine söz verdiği parasını istediğinde sanığın parayı vermek istemediği ve “Paranı ödemiyorum, istediğin yere şikâyette bulun” dediği ve müştekinin polis olduğunu bildiği için “Polis olsan ne olur, başına bela olurum, başına bela olmadan git buradan” diyerek katılanı tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmalarında yapmış olduğu tamiratın bedelini talep ettiğini, fazla bir para almadığını, katılanın kendisinden … servisine ödemiş olduğu para miktarını da istediğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi, aralarındaki ilişkinin hizmete dayalı işin yeterli özen ve dikkat ile yapılmamasından kaynaklanması, sanığın bilerek bozuk parça taktığı veya değiştirdiği ile katılanı tehdit ettiği yönünde delil bulunmaması hususları gözetilerek, verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.