YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3639
KARAR NO : 2014/5054
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi,bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanığın katılan..’a göğsünde kimlik kartı olduğu halde ve isimle hitap ederek geçmişi hakkında da bilgi sahibi olduğu halde kapısına gittiği ve eşinin emekli olduğu halde önceden ölmüş olması nedeniyle mezar parası ödeneceğini söyleyerek 700 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan …’in evine giderek, emeklilik kurumundan geldiğini söyleyip ve isteyince emeklilik kurumundan geldiğine dair kartını göstererek, elindeki çanta ve kağıtlarla güven yaratarak ölmüş olan eşinden dolayı mezar parası evimde ödeneceğini, ödeme için geldiği günün son gün olduğunu, ertelenmesi halinde ödenmeyeceğini, mutlaka o gün ödenmesi gerektiğini 27000 TL alacağını söylediği ve bu şekilde katılanı inandırarak 3475 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan …’in evine giderek, memur olduğunu, vergi dairesinden geldiğini ve arabasının kapı önünde beklemekte olduğunu, ölen eşi ile ilgili 20.000 TL ölüm parası alacağını, bunun evde ödeneceğini ancak 4000 TL para vermesi gerektiğini söyleyerek 650 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan …’un evine giderek, vergi dairesinden geldiğini ve eşiyle ilgili ölüm parası ödeneceğini söyleyerek kapıyı açtırdığı, sanığın boynunda asılı olarak bir kimlik bulunduğu, vergi dairesinden geldiğini söylediği, kulağında kulaklık olduğu, telefonla görüşmeler yaparak, işlemler yapacağını söyleyerek içeri girdiği, 1006 TL para istediği ve bu parayı ödediği takdirde hak ettiği alacağı paradan kesilerek gerisinin evde ödeneceğini söyleyerek katılanı inandırıp parasını aldığı, yine sanığın katılan …’a eşiyle ilgili ölüm parası ödeneceğini, 26.500 TL paranın evden teslim edileceğini ancak kendisine 4.150 TL vergi için ödemesi gerektiğini söyleyerek katılanı inandırdığı, boynunda asılı bir kimlik olduğu ve vergi dairesinden geldiğini, memur olduğunu söylediği ve telefonla sürekli görüşmeler yaptığı ve katılanın parasını aldığı, yine sanığın katılan …’a çok şık giyinmiş ve boynunda kimlik niteliğinde bir belge asılı olduğu halde Emekli Sandığından geldiğini söyleyerek emekli maaşı aldığından ek ödemelerinin olduğunu, rahatsız ve yaşlı emeklilere evlerinde ödeme yapılacağını, 29.000 TL dolayında ödeme yapılacağını ancak iki gün içerisinde başvuruda bulunmam gerektiğini ve vergi iadeleri ile ilgili ödeme yapması gerektiğini belirterek 4795 TL paranın dörtte birinin ödenmesi gerektiğini söyleyerek katılanı inandırdığı ve 1400 TL parasını aldığı, yine sanığın Müşteki …’a giderek, boynunda SGK personel kartını göstererek ve çok güzel konuşarak haketmiş olduğu toplu ikramiyelerin bulunduğunu ve bunları alacağını söyleyip ikna edici konuşmalarla kandırarak 3200 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan …’e göğsünde bulunan SGK’na ait olduğunu belirttiği kimliğini gösterip kurumdan geldiğini belirterek nüfus hüviyet cüzdanını isteyip, birikmiş ikramiyelerini vereceğini söyleyerek aldatıp 2000 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan …’a giderek boynunda kimlik kartı ve kolunda dosyalar ve telefonla konuşarak SGK’dan geldiğini, emekli maaş farklarının evlerinde ödeneceğini söyleyerek inandırıp katılanın 4000 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan … ile elinde çanta ve dosyalar olduğu halde konuşmaya başladığı, emekli olduğunu öğrenince emekli maaş farklarının toplu olarak evinde ödeneceğini ve parayı ertesi gün getireceğini söyleyerek 2400 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan …’e çok şık giyinik olduğu halde SGK’dan geldiğini ve maaş farkları ödeneceğini ancak ödenecek olan 40000 TL para ile ilgili 4000 TL paranın iki gün içerisinde verdi dairesine yatırılması gerektiğini, paranın yaşlı ve emeklilere evlerinde ödeneceğini söyleyerek katılanı inandırıp 2000 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan …’ye emekli sandığından geldiğini ve eşi…ile ilgili emekli maaşından doğan 28000 TL ek ödeme yapılacağını, bunun için… Vergi Dairesine ertesi gün 4600 TL para yatırması gerektiğini söyleyerek ve elindeki bir kimliği göstererek para istediği, paranın üstü olan 400 TL’yi iade edeceğini söylediği halde parayı alıp gittiği, yine sanığın katılan …’e SGK’dan geldiğini söyleyerek şık giyimli ve kendisini görevli bir memur gibi tanıtıp ve böyle davranarak, 22.000 TL eşimden ölüm parası alacağını ancak bunun için 1800 TL paranın hemen yatırılması gerektiğini söyleyip katılanı inandırarak , 1800 TL parasını aldığı, yine sanığın katılan …’a emekli sandığından geldiğini ve birikmiş para alacağını bunun için 1620 TL nakit ödemeyi hemen yapması gerektiğini söyleyerek katılanı inandırıp, 1620 TL parasını aldığı, yine sanığın şikayetçi…’ın sanığı kapısının önünde beklerken gördüğü, ne olduğunu sorduğunda vergi memuru olduğunu söylediği, şikayetçinin sanığın devlet memuru olduğunu düşünerek içeriye buyur ettiği, sanığın çantasını koyup, telefonla konuşmaya başladığı, kulaklığı olduğu, şikayetçiye, ölen eşinden ölüm yardımı alacağını söylediği, kimliğini istediği, birtakım notlar aldığı ve eşinden 39000 TL yardım alacağını ve…’na gitmesi gerektiğini söylediği, şikayetçinin gidemeyeceğini söylemesi üzerine 5.000 TL vergi ödemesi gerektiğini ve bunu ödediği taktirde alacağı parayı getireceğini söylediği ve fotoğraf istediği, şikayetçinin 5.000 TL veremeyeceğini söylemesi üzerine, sanığın ne kadar verebilirsiniz diye sorduğu, şikayetçinin 3.000 TL’yi sanığa verdiği, sanığın kulağındaki kulaklıkla 3.000 TL veriyor olur mu diye sorduğu, kalan 2.000 TL’yi verilecek olan paradan keseceklerini söyleyerek gittiği anlaşılmış olup mağdurlar …, …, .., …, …, …, … ve …’a karşı kamu kurumu olan SGK ya ait “T.C Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü” başlığını taşıyan kartı kullanarak kamu kurumunu vasıta kurmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, mağdurlar …, …, …, …, …, …ve…’a karşı basit nitelikte dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş olup, katılanlar … …, …,…, … …, …, …, …, şikayetçi …’ın sosyal, ekonomik durumları, yaşadıkları çevre ve konumları, yaşları, olayın oluş şekli birlikte değerlendirildiğinde, suça konu Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından olan kimlik kartının kullanılmasının suçun işlenmesinde kolaylık ve katılanlarda güven oluşumunu sağladığı gözetildiğinde bu katılanlara karşı eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki eylemlerin basit dolandırıcılık suçu kapsamında kalacağına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.