Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/367 E. 2015/20595 K. 16.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/367
KARAR NO : 2015/20595
KARAR TARİHİ : 16.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıca madde bulundurmak
HÜKÜM : Mahkumiyet, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Yeşilyurt Belediye Başkanlığı tarafından yapılan erzak yardımından kendisine de verilmesi amacıyla adı belirtilen belediye binasına gelen ve kendisine verilen yardımı az bulduğundan bahisle ve içtiği uyuşturucu maddenin etkisiyle kargaşa yaratan sanığın, emniyet ekipleri tarafından nezarethaneye alınmasından sonra, nezarethanenin demir parmaklıklarını sallamak suretiyle kırdığının iddia edildiği olayda;
1-Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı made bulundurmak suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
6217 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişilik Öngören Kanunun 20.maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191. maddesinin ikinci fıkrasına; “Bu karar, durma kararının hukuki sonuçlarını doğurur.” şeklinde ibarenin eklendiği, ve Durma kararları ise, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785- 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Kamu malına zarar verme suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına, görgü tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, polis karakolundaki nezarethanenin demir parmaklıklarını sallamak suretiyle üzerine atılı olan kamu malına zarar verme suçunu işlediğine ilişkin, katılanın iddiasından başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.