YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3955
KARAR NO : 2015/419
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre nitelikli hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Katılan …’ın babasına ait olan kuyumcu dükkanına geçici olarak baktığı sırada dükkana gelen sanığın,
kendisini … olarak tanıttığı, eşi için Kahramanmaraş akıtması tabir edilen .set almak istediğini, seti eşine gösterip getireceğini, babasını çok iyi tanıdığını, dostu olduğunu söylemesi üzerine katılan …’ın babasına sormadan veremeyeceğini söyleyerek telefonla babasını aradığı, babasının bu iimde bir tanıdığı olmadığını söylemesi üzerine telefonu alan sanığın katılan…’la onu tanıyormuş gibi konuşmalar yaptıktan sonra eşi için set alacağını, beğenmezse geri getirip değiştirebileceğini söyledikten sonra telefonu katılan….’a vermeden kapattığı, akabinde katılana babasının teklifini kabul ettiğini söyleyerek bir altın set beğenip eşine gösterip getireceği vaadiyle para ödemeden seti alıp dükkandan çıktığının anlaşıldığı olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde tarifini bulan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.