YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3975
KARAR NO : 2014/4892
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
Mala zarar verme suçundan sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 151/1 62/1, 52/2-4 maddeleri gereğince 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.12.2010 tarihli ve 2010/315 esas, 2010/343 sayılı karar lehine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2013 tarih ve 2013/104307 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 27.01.2014 tarih ve 2013/13082 Esas, 2014/1176 Karar sayılı kararıyla hükmün Onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 27.01.2014 tarih ve 2013/13082 esas 2014/1176 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Şikayetçiye ait Berk isimli otele tatil amaçlı yerleşen sanığın, otel görevlileri ile yaşadığı tartışma sonrasında, otel odasında bulunan muhtelif eşyaları kırmak suretiyle zarar verdiğinin iddia edildiği olayda; oluşa, sanığın savunmalarına, olay yeri görgü tespit tutanağına,
şikayetçinin aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, şikayetçinin işlettiği otel odasının içerisinde bulunan muhtelif eşyaları kırmak suretiyle zarar vermesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli para cezalarının infazını düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/3. maddesinde hükmedilen adli para cezasının ödeme emrinin tebliği üzerine belli süre içinde ödenmesi gerektiğinin açıkça düzenlenmiş olduğu, aynı maddenin 4. ve 11. fıkralarında ise 18 yaşını doldurmayan kişiler ile ilgili uygulamanın nasıl yapılacağının düzenlendiği, hakkında yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilen sanığın 18 yaşından büyük olması karşısında; kararda adli para cezasının infazı gösterilirken uygulama maddesi olarak 5275 sayılı Kanunun 106/4-11 maddelerinin belirtilmesi ve sanık ifadesi yerine suça sürüklenen çocuk ifadesinin yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının infazına ilişkin bölümde yer alan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi ile ”5275 sayılı Kanunun 106/4-11 maddeleri” ifadelerinin çıkartılarak yerlerine, ”sanık” ve ”5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi” ifadelerinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.