YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4065
KARAR NO : 2015/21661
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık yol kenarında giderken, seyir halindeki belediye otobüsünün dikiz aynasına yumruk atıp kırarak kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık aşamalarda değişmeyen ifadesinde, yol kenarında yürüdüğü sırada otobüsün kendisine yakın geçmesi nedeniyle kolunun dikiz aynasına çarptığını, bu nedenle aynanın zarar gördüğünü, yanında nişanlısı, kayınvalidesi ve annesinin olduğunu, suç işleme kastının bulunmadığını belirttiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, olayın tanığı olarak gösterilen kişilerin açık kimlik bilgileri ve adresinin araştırılarak bilgi sahibi sıfatıyla dinlenilmeleri, olay yerinde güvenlik kamerası kayıtlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunması halinde incelenmesi, bütün delillerin toplanmasından sonra, sanığın suç işleme kastıyla hareket edip etmediği hususunun da karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
3-Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 02/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.