Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/4088 E. 2014/6091 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4088
KARAR NO : 2014/6091
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle hukuken geçersiz, sanık müdafiinin 20.12.2013 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın internet kafe işletmeciliği yaptığı, ancak işini devretmek istediğinden internet yoluyla ilan verdiği, ilandaki telefon numarasından katılanla irtibat kuran sanığın, sözkonusu yere ve eşyalara talip olduğu, aralarında anlaştıkları, katılanın güvenini kazanmak için işyerine götürdüğü, sanığın gösterdiği yerin kendisine ait işyeri olduğunu anlatarak, iyi bir esnaf olduğu görüntüsü verdiği, aldığı eşyaları yeğenine …’de internet kafe açacağından oraya götüreceğini söylediği, kapora olarak aralıklarla bir ay içerisinde toplam 2500 TL kadar para verdiği, 55.000 TL ve 12.500 TL bedelli iki ayrı bono tanzim ettiği, malları aldıktan sonra bir süre katılanı oyalayıp sonrasında ortadan kaybolduğu olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.